Yazar: Serra Eren Sarıoğlu

Davranışsal Finans Nedir?

Piyasalarda oluşan krizler, panik yaratan hareketler, ani borsa çöküşleri ya da çıkışları, oluşan balon yatırımlar, insanların yatırımlarını her zaman rasyonel bir şekilde yapmadıklarını ve çevresel etkilerden fazlaca etkilendiklerini açık bir şekilde gösteriyor. Yatırımcılar, insan psikolojisi gereği bir topluluğun yaptığı hareketlerin doğru olduğu etkisine kapılarak bir çok örneği olan çöküşleri (Kara Pazartesi Nedir? başlıklı yazımızda diğer örnekleri okuyabilirsiniz), veya balonları kendileri yaratır. Bu tür yatırımlar bir grup yatırımcıya büyük miktarlarda paralar kazandırır ama bir grup yatırımcıya ise kabusu yaşatır.

 

Davranışsal Finans Nedir? Yatırımlarınızı Nasıl Etkiler?

Davranışsal finans: bireylerin  aldıkları kararlarda sadece bilimsel gerçekleri ve analizleri dikkate almadığını ve bireyin çoğu durumlarda rasyonellikten saptığını öne süren bir yaklaşımdır.  Davranışsal finans bireylerin karar alma sürecinde sadece ekonomi finans istatistik ve matematik değil; sosyolojik ve psikolojik faktörlerinde karar olma sürecinde etkili olduğu görüşünü belirtir.

Davranışsal Finans teorisine göre insanlar geleneksel yatırım teorisinin aksine yukarıda da örneklendiği gibi sık bir şekilde rasyonel olmayan yatırım yapar. Bu rasyonel olmayan yatırımlar, 1952 yılında Harry Markowitz tarafından yayınlanan bir makale ile başlayan, her risk düzeyi için beklenen getiriyi maksimize eden Modern Portföy Teorisiyle ters düşmektedir.

 

Davranışsal Finansı Anlamak

İnsan psikolojisi gereği her dönem, duyguların, yatırımları etkilediği görüşü varolsa da Davranışsal Finans’ın temelleri 1979 yılında, Daniel Kahneman ve Amos Tversky tarafından oluşturulan Beklenti Teorisi’yle atılmıştır. Bu teori ile 2002 yılında Daniel Kahneman, Nobel Ekonomi ödülünü kazanmıştır.

Bu teori (Beklenti Teorisi) insanların yatırımları sonucunda elde ettikleri belli bir miktardaki kazancın, aynı miktardaki kayıplarına göre onlara daha az değerli geldiğini göstermektedir. Bu teori, insanların portföylerindeki %5’lik düşüşten, %5’lik pozitif getiriye göre daha fazla etkilendiklerini göstermektedir.

2001 yılında, başta ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde finans piyasalarında yaşanan çöküş gibi diğer tüm borsa çöküşleri yatırımcıların piyasaların geleceğine olan güvenini  derinden sarsmıştır. Piyasalardaki ani düşüşler, yatırımcıların iyi giden her şeyin ardından bir felaket geleceğine inanmalarına neden olmuştur. Bunun sonucu olarak borsa hareketlerini ve yatırımcıların karar süreçlerini inceleyen alternatif yaklaşımlara olan ilgi artmıştır. Böylece geleneksel finans yaklaşımının aksine yatırımcıların rasyonel karar veren kişilerden oluşmadığını bu nedenle piyasadaki hareketlerin her zaman rasyonel sebeplerle açıklanamayacağını savunan davranışsal finans yaklaşımı önem kazanmıştır.

 

Geleneksel Finans & Davranışsal Finans

Geleneksel Finans ile Davranışsal Finans arasındaki farklar aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • Geleneksel finans, yatırımcıların rasyonel olduğunu varsayar: Yatırımcılar, mevcut bilgileri tarafsız bir şekilde işleyen riskten kaçınan, kendi çıkarlarını gözeten yarar maksimize edicilerdir.
  • Geleneksel finans, yatırımcıların optimal portföyler oluşturduğunu ve elinde tuttuğunu varsayar.
  • Geleneksel finans, piyasaları etkin kabul eder: Piyasa fiyatları mevcut ve ilgili tüm bilgileri içerir ve yansıtır.
  • Davranışsal finans yatırımcı ve piyasa davranışları hakkında farklı varsayımlar yapar.
  • Davranışsal finans, gözlemlenen yatırımcı ve piyasa davranışlarını anlamaya ve açıklamaya çalışır; gözlemlenen davranışlar, geleneksel finans kapsamında kabul edilen idealleştirilmiş davranışlardan sıklıkla farklılık gösterir.
  • Beklenti teorisi, beklenen fayda teorisine bir alternatif olarak önerilmektedir. Beklenti teorisi dahilinde, riskten kaçınmaya alternatif olarak kayıptan kaçınma önerilmektedir.
  • Davranışsal perspektiflere dayalı teoriler ve modeller, gözlemlenen piyasa davranışını ve portföy yapılarını açıklamak için geliştirilmiştir.

Davranışsal Temayüller Yatırım Kararlarına Etkileri

  • Beklenti Teorisi
  • Aşırı Güven Etkisi
  • SürüPsikolojisi Etkisi
  • Geri Dönüş Önyargısı
  • Aşinalık Etkisi

 

Aşırı özgüven duygusuna sahip bir yatırımcı açısından baktığımızda, yatırımcılar finansal piyasaları her piyasa koşulu altında pozitif getiri elde edebileceğini düşünerek yatırım kararları alırlar. Aşırı özgüvene sahip bir yatırımcı hisse senedine yatırım yaparken piyasa profesyonellerinden ve kendisinden başka diğer yatırımcılardan daha iyi ve başarılı olduğunu; okuduğu bir kaynağın, izlediği bir haberin ya da ait olduğu ülke ekonomisinin mevcut durumunun hisse senedi fiyatına olası etkisinin herkesten önce tahmin ettiğini düşünerek yatırım kararı veya kararları almaktadır.  Her durumda yapacağı yatırımın doğruluğuna inanan bir yatırımcı, portföyünde ağırlıklandırma yaparken her hangi bir optimizasyon yapma ihtiyacı aramadan, çoğu zaman tek bir sepete tüm yumurtaları koyup portföy dengesini bozarak bir yatırım yapma yolunu seçer. Aşırı özgüven sahibi yatırımcıların ortalama işlem sayısı rasyonel yatırım yapan diğer yatırımcılara göre daha fazladır. Bir çok araştırma piyasalarda normale oranda daha fazla alım-satım işlemi yapan yatırımcıların getirilerinin piyasa ortalamasının altında kaldığına yöneliktir.

Aşırı özgüven gibi diğer bir duygusal temayül ise sürü psikolojisidir. Yatırımcıların, yatırımlarını büyük kitlelerin düşünce ve yatırımlarına göre şekil vermesi topluluk halinde alınan kararların doğruluğuna olan inancın fazlalığından kaynaklanmaktadır. Bu gibi sürü psikolojisi etkisi geçmişte yaşanmış ekonomik çöküşlerde karşımıza çıkmıştır. (Kara Pazartesi – 19 Ekim 1987, Covid-19 etkisiyle yatırımcıların güvenli liman arayışı, vb…)

Yatırımcılar, kaybetme korkularının bir sonucu olarak, sıklıkla kayıplarının farkına varmaktan geri dururlar ve hisseleri ellerinde tekrar eski seviyelerine geri gelmeleri umuduyla gereğinden fazla tutarlar. Hersh Shefrin ve Meir Statman adlı iki ekonomistin 1985 tarihli araştırmalarında ortaya atılan bu etki, insanların kazançlı pozisyonlarda hemen satıp, kaybedenlerde uzun süre beklediklerine dair bir temayülü ifade etmektedir.

Yatırımcıların duygusal hareket ettiklerinin bir diğer somut örneği ise yatırımcıların yakından tanıdıkları ya da bildikleri şirketlerin hisse senetlerine yatırım yaptıklarını göstermektedir. Columbia Business School akademisyenlerinden Gur Huberman bir çalışmasında, ABD’nin 50 eyaletinin 49’unda yatırımcıların kendi yerel telekomünikasyon şirketlerinin hisselerini tutmaya diğer bölgesel telekomünikasyon şirketlerininkilere göre daha meyilli olduklarını ifade etmiştir.

 

Davranışsal Finansta Yer Alan Ön Yargılar

İnsanlar içinde bulundukları ruh hali karar verme sürecindeki yargılarını etkilemektedir. Yani negatif ruh haline sahip olan bir yatırımcı pozitif ruh haline sahip olan bir yatırımcıya göre daha kötümserdir. Yatırımcının düşüncesi ruh haline ayak uydurur yani yatırımcı kendini ruhsal olarak kötü hissediyorsa aklına kötü düşünceler gelecek ve risk almaktan kaçacaktır.

Dünyada rekabet ve yaşam mücadelesi arttıkça gelecek ile ilgili belirsizlik içeren kararları almakta zorlaşmaktadır. Sonucu belli olmayan hatta daha çok şansa bağlanan olaylar insan psikolojisinde önyargı oluşturur ve önceden yaşadıkları veya bildikleri onu, daha net sonucu olan olaylara yönlendirir.

Yatırımcılar kendi portföylerini yönetme konusunda başarı sağlamak istiyorlarsa öncelikle kendi kendilerini yönetmeyi öğrenmelidirler. Her durumda kendilerini iyi yönetmeli ve kendisinin analisti olmalıdır. Piyasada işlem yaparken, yaptığı strateji doğrultusunda hareket etmelidir. (Bu konuda Hedefe Yönelik Yatırım Yapmak başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.) Aksi takdirde kayıplar yaşayıp uzun vadeli işlem yapmak zorunda kalacaktır.

Hedefe Yönelik Yatırım Yapmak

Yatırım yapmak, özellikle de doğru yatırımı yapmak; günümüzde bir geminin, bir su birikintisi içinde hedeflediği kara parçasına doğru rota almasıdır.


Peki sizin geminiz küçük bir yelkenli mi? Yoksa büyük bir kruz gemisi mi? Ya da arkadan esen doğru zamanlı güzel bir rüzgar hangisini daha da hızlı rotasına ulaştırır? Ya rüzgar birden terse eserse hangisi rüzgardan korunmak için daha fazla güç sarf eder? Yoksa sizin amacınız fazla güç sarf etmeden ve anlık rüzgar hareketlerinden etkilenmeden, rotası belli bir yol almak mı?

 

Yatırım Stratejimiz Ne Olmalı?

Finansal piyasalarda birçok yatırım yapma aracı olduğu gibi birçok yatırım stratejisi ve amacı da vardır. İhtiyacımızın önceliğine veya ihtiyaç duyulacak zamana göre yapacağımız yatırım değişkenlik gösterebilir.

Yani küçük bir yelkenli sahibiysek aslında dönemsel esen güzel rüzgarlardan faydalanmak istiyoruzdur. Ama bir Kruz gemisinin sahibiysek amacımız daha net ve hedefimiz daha belirgindir.

Senin Doğru Kara Parçan ve Denizin Neresi?

Doğru kara parçasının neresi olduğunu belirleyen en önemli unsur ihtiyaçlarımız ve bu ihtiyaçlar doğrultusundaki yatırıma uygun bütçemiz ile alabileceğimiz risktir.

Alınacak riskin boyutu ve yatırımın stratejisi gereği, birçok farklı yöntem ile yatırım yapabiliriz. Ama bunlardan en önemlisi belli bir hedefe yönelik ve odak noktası belli somut adımları olan yatırımı gerçekleştirebilmektir.

 

Hedefe Yönelik Yatırım Yapmak…


Hedefe yönelik yatırım yapmayı diğer yatırım yöntemlerinden ayıran en önemli farkı; yatırımcıdan yatırımcıya göre değişse bile, yatırım yapılacak zaman diliminin, alınabilecek riskin önceden belirlenmesi ve hedeflenen tutarın önceden planlanmasıdır. Yatırımın asıl amacı, hedeflerin önem derecesine göre sıralanması ve bu doğrultuda ulaşılması gereken hedefe yönelik en doğru yatırımı yapmaktır.

 

Yatırım yapmak için öncelikle yatırım yapma konusundaki asıl amacımızın ne olduğunun ve bu amaç için şu an neye sahip olduğumuzun doğru belirlenmesi önemlidir. Erken emeklilik için yatırım yapmak ve bu amaca uygun bir portföy oluşturmak hedefli bir yatırım iken çocuğumuzun gelecekteki üniversite masraflarının karşılanması için 15 yıl önceden yatırım yapmak başka bir hedefli yatırım amacıdır.

Hedefli bir yatırım, aslında tam anlamıyla bir varlık yönetimidir. Hedefiniz doğrultusunda yatırımınız üzerinden ne kadarlık bir getiri istediğiniz yatırımı yapmadan önce bellidir. Yani yapılması gereken tek şey sahip olduğumuz yumurtaları koyacak uygun sepetleri bulmaktır. Farklı sektörlerde hizmet eden halka açık şirketlerin hisse senetleri birbirlerinden farklı durumlara endeksli olarak değerlenmekte veya değer kaybetmektedir. Altın veya döviz araçları ise farklı durumlarda değeri değişen diğer bir tür yatırım sepetleridir. Yumurtalarımızı dağıtacağımız sepetlerin korelasyonunu en uygun seviyede tutup toplam portföy riskimizi, yatırım yapabileceğimiz risk aralığında belirlemeliyiz.

Portföyümüzü belirlediğimiz zaman dilimlerinde, temel hedeflerimizin değişmesi durumunda farklı yönlerde de değerlendirebiliriz. Dolayısıyla, hedefli yatırım yaparak, anlık kararlar ile yapılacak hatalı yatırımlardan korunmuş ana sermayemizi kaybetme riskinin önüne geçmiş oluruz.

Yol haritamız…

Hedefe yönelik yatırım yapabilmek için öncelikle ihtiyaçların önem ve zaman sırasını doğru ayarlamamız gerekmektedir. Aylık harcamaların plansız bir şekilde yapılması ve gelecek hedeflerin göz ardı edilmesi; emeklilik için bir birikim yapılamaması ya da uzun soluklu çalışmaya mecbur kalınmasıyla sonuçlanabilir. Bu sorunla karşılaşmamak için yapılması gerekenler aslında sadece birkaç adımda gerçekleşmektedir.

 

Adım 1 : Hedeflerin doğru ve gerçekçi belirlenmesi

Adım 2 : Belirlenen hedefler için gelecekte ne kadarlık bir bütçeye ihtiyaç duyacağımızın hesaplanması

Adım 3 : Hedefler doğrultusunda uygun zaman planının oluşturulması

Adım 4 : Uygun zaman planına göre aylık gelir ve giderlerimizin doğru belirlenmesi ve daha öncesinde belirlenen ihtiyaçlara göre bu zaman planı içinde birikim ve uygun portföy oluşturularak yatırım yapılması.

Düzenli geliri olan bir aile olduğunuzu düşünelim, eviniz ve arabanız var, arabanızın size sürekli bakım masrafı çıkardığını farkedince değiştirmeye karar verdiniz. Bu noktada elimizdeki varlıkları, varlık kalemine, düzenli harcamalarımızı da öncelikli olarak masraf kalemine yazmamız gerekiyor. Varlık kalemlerimizin, masraf kalemlerimizin toplam değerinden fazla olması yatırım için ilk adım olacak.

Aylık ortalama toplam gelirinizin 10.000 ₺, düzenli giderinizin de 7.500 ₺ olduğunu belirlediniz. Aylık 2.500 ₺ ile yatırım yapmaya başlayabileceğiniz bu hesaplama sonunda ortaya çıkıyor. Yatırımınızı 3 yılın sonunda değiştirmeyi planladığınız arabanız için yapacaksınız. Hedefli yatırımın en önemli adımı hedefte ulaşılmak istenen noktanın önceden planlanması, yani bu aşamada almayı planladığınız arabanın fiyatının ne kadar olacağını belirliyor olmalısınız. Düşünelim ki istediğiniz arabanın fiyatı 3. yılın sonunda 250.000 ₺ değerinde olacak. Hali hazırda kullandığınız arabayı ise 120.000 ₺ ‘lik fiyata satmayı planladığınız için yatırımınız sonucunda 130.000 ₺’lik bir birikime sahip olmanız gerektiğini hesaplıyorsunuz. Yatırımınıza düzenli olarak aylık 2.500 ₺ eklemeniz ve yatırımınızın yıllık %24’lük düzenli bir getiriyi size vermesi durumunda hedefinize ulamış olursunuz.

Hedefimizi, gelir-gider durumumuzu ve yatırıma yönlendirebileceğimiz tutarı belirledik. Yani hedefli yatırımda uyulması gereken tüm yatırım adımlarını gerçekleştirdik. Bu aşamada ise gitmemiz gereken en doğru yol, alabileceğimiz risk doğrultusunda en uygun portföyü oluşturmaktır.

 

 

Para Tasarrufu Yapmak İçin Pratik 8 İpucu

Para kazanmak kadar para yönetimi de önemli bir konudur. Araba, ev, arsa, dükkan, motor… Herkes bunlardan mutlaka en az ikisine sahip olmak ister. Bunun için de kenara bir miktar ayırmamız gerekiyor. İşte size parayı elde tutmak için tasarruf yolları.

Tasarruf hedefleri belirleyin

Tasarruf yolları arasında ilk ipucu, her işte olduğu gibi bir hedef belirlemek ve bunun akabinde bir plan oluşturmaktır. Aslında bunu yaparken aynı zamanda para yönetimi de yapmış oluyorsunuz. Her ay belli bir miktar parayı kenar koymayı kendinize borç bilince, beyniniz hedefinize ulaşmak için olanca gücüyle çalışacaktır. 5 yıl sonrasında maaşınızdan tasarruf sağlayarak bir araba almak bir örnek olabilir. Bunu otomatik ödeme gibi, maaşınız yatar yatmaz farklı bir hesapta -bir yatırım hesabında- değerlendirerek hedefinize ilerleyebilirsiniz.

Tasarruf hedefleri belirleyin

Borçlanmamaya Çalışın – Borçlarınızı Bitirin

Bunun için öncelikle bütçenizi, zorunlu ihtiyaçlarınızı belirlemelisiniz. Doğru bütçeleme yaptıktan sonra tekrar, borçlanma durumunu düşünebilirsiniz. Örneğin; bütçenizi aşacak süs eşyası vb. gibi eşyalar için borçlanmamalısınız. Ayrıca kredi kartı borçlarınızın zamanında ödenememesi durumunda faiz ödeyeceğinizi de düşününce borçlanma tam bir tasarruf düşmanı diyebiliriz. Aşırı borçlanmayı kısarak, para yönetimi konusunda da kendinize ayrıca iyilik yapmış olursunuz.

Borçlanmamaya Çalışın – Borçlarınızı Bitirin

İlginizi çekebilir: Çocuğum İçin Birikim Yapmanın Yolları

Tatilinizi Planlayın

İnsanız, gezip tozup farklı yerler görmek bizim de hakkımız, daha doğrusu ihtiyacımız. Tabi ki bunu planlayarak yapmamız gerekir. Örneğin; illa otelde tatil yapmak istiyorum diyorsanız, otellerin sundukları kampanyaları, indirimleri takip edebilirsiniz. Ya da 4-5 kişi birleşip günlük ev kiralayabilirsiniz. Bu şekilde bütçenizi zorlamadan iyi bir plan ve para yönetimi ile tatilinizi yapmış olacaksınız.

Tatilinizi Planlayın

Tasarruf için Harcayın

Tasarruf yolları arasında belki en ilginci, ama uzun vadede de en etkili yöntemlerdendir. Örneğin; bir televizyon alacaksınız; A markası A+, B markası ise A++. Aralarında 1000 TL fark var ve diğer bütün özellikleri aynı. B markasını tercih ederek elektrik harcamanızdan tasarruf edecek ve uzun vadede aradaki 1000 TL’yi eritmiş olacaksınız. Evdeki ampulleri tasarruf ampulleriyle değiştirmek de bu konuya bir örnek.

Tasarruf için Harcayın

İlginizi çekebilir: 3 Adımda Finansal Hedefler Nasıl Belirlenir?

Dışarıda Yemek Yerine Öğle Yemeği Evde Hazırlayın

Özellikle Türk esnafının uyguladığı bir yöntem. Mutlaka duymuşsunuzdur, öğlen ekstra masraf olmasın diye esnaflar yanlarında sefertası götürürler. Yani eski bir gelenek diyebiliriz. Günümüzde tavuk dürüm + ayranın 15-20 TL bandına yaklaştığını düşünürsek, tasarruf yolları arasında başı çeker gibi.

Teknolojiyi Kullanın

Günümüzde para yönetimi için onlarca, belki de yüzlerce ücretli ve ücretsiz mobil, web, masaüstü uygulamalar bulunmakta. Bunları kullanarak; hedeflerinizi, harcamalarınızı, gelirlerinizi rahatlıkla takip edebilirsiniz.

Teknolojiyi Kullanın

Otomatik Ödemeleri ve Abonelikleri İptal Edin

Otomatik ödemeler kulağa hoş gelebilir ama belli süre sonra ipin ucu kaçabilir. Elektrik, su, doğalgaz, telefon faturaları, Netflix gibi platformlara abonelik ücretleri gibi giderler…. Otomatik talimat ve otomatik abonelikler size bu giderleri unutturabilir ve rahat rahat harcamaya itebilir. Ayrıca sanki para ödemiyormuş hissine kapılarak ha bire aboneliklere teşvik olabilirsiniz.

Otomatik Abonelikleri ve Üyelikleri İptal Edin

İlginizi çekebilir: Faiz Oranlarındaki Değişimin Yatırımlara Etkisi

Belirli Aralıklarla Kontrol Sağlayın

Para yönetimi konusunda önemli bir konu kontrol. Bütçenizi, harcamalarınızı ve tasarruf hedeflerinizi belirli aralıklarla gözden geçirin. Tasarruf hedefinize ne kadar sadık kaldınız? Hedeflerinizin ne kadarını gerçekleştirebildiniz? Şu an ki tasarruflarınız, hedeflerinizi gerçekleştirmeye yetiyor mu? gibi soruları kendinize sorarak durumu gözlemleyebilirsiniz.

 

3 Adımda Finansal Hedefler Nasıl Belirlenir?

Sağlam, yerinde bir finansal hedef oluşturmak, arzu ettiğiniz yaşam için şarttır. Hedeflerinizin, önceliklerinizin belirlenmiş olması, bütçenizi amaçlarınız doğrultusunda daha faydalı kullanmanızı sağlar. Bu yüzden finansal hedef belirleme, doğru bir finans yönetimi için olmazsa olmazlardandır. Peki finansal hedef nedir? Nasıl belirlenir?

Finansal Hedefler Nelerdir? Finansal Hedeflere Örnekler

Daha iyi bir yaşam için kendinize kariyer hedefleri koyuyor ve bunlara ulaşmak için gerekli adımları atıyorsunuz. Belki, mesleki kurslara katılıyor, sertifikalar alıyorsunuz ya da sınavlara giriyorsunuz. Belki, içerisinde yer aldığınız sektörde farklı bir kuruma geçmeyi planlıyor ya da rotanızı farklı bir sektöre çeviriyorsunuz. Rotasız bir gemi misali yelkenlerinizi esen rüzgara öylece bırakıvermek yerine çabalıyorsunuz. Aynı şeyi hayat standardınız, finansal geleceğiniz için de yapıyor musunuz? Finansal hedefleriniz var mı? Şu listedekilerden hangileri sizin de ilk aklınıza gelenlerden?

  • Kredi kartı veya diğer borçların ödenmesi
  • Kişisel gelişimim için biriktirmek
  • Acil durumlar için birikim yapmak (sağlık sorunları vb.)
  • İşi bırakıp sevdiğim şeyleri yapabilmek için
  • Emeklilik (BES, geleneksel sigorta sistemi)
  • Çocuğumun eğitim harcamaları
  • Gayrimenkul veya araba satın alma
  • Evinizi yeniden düzenleme
  • Evlilik, nişan, düğün vb.
  • Tatil, yurt dışına seyahat
  • Yeni bir iş kurmak için

Bu listede yer alan finansal hedefler tanıdık geldi mi? Belki de siz de bu hedeflerden birini ya da birkaçını gerçekleştirmek istiyorsunuz.

Finansal Hedefler Nelerdir Finansal Hedeflere Örnekler

İlginizi çekebilir: Faiz Oranlarındaki Değişimin Yatırımlara Etkisi

Finansal Hedefler Belirlemek Neden Önemli?

Finansal hedef belirleme isteklerinizi  ve arzularınızı belirlemenizi, sizin için önceliklerin neler olduğunu görmenizi sağlar. Finansal özgürlüğe giden yolda finansal hedefler birer kilometre taşıdır. Ancak, hemen belirtelim ki finansal hedef belirlemek ile finansal ‘hayal’ kurmak aynı şey değildir. Bir hedefi hayalden olmaktan çıkarmak için atmanız gereken adımlar var.

Finansal Hedefler Belirlemek Neden Önemli

İlginizi çekebilir: Ağustos Ayında Gerçekleşen Yatırımsal Gelişmeler

Finansal Hedefler Belirlemek için 5 Adım

“Biraz para biriktirmek istiyorum. Her ay şu kadar kenara koyayım da duruma göre bakarız” ya da “Çocuk için bir banka hesabı açtırayım. İlerde okurken destek olsun diye ara sıra para koyayım” gibi söylemler finansal hedef değildir.

Peki finansal hedef belirleme nasıl olmalı? Finansal yönetim nasıl yapılır? İşte size  finansal hedef belirleme için 3 adım:

1-Hedeflerinizi yazın

Finansal hedef belirlemede ilk adım hedeflerinizi yazmaktır. Ev mi alacaksınız, araba mı? Yoksa sadece rahat bir emeklilik mi istiyorsunuz? Boş bir sayfa alın ve aklınıza geldiği gibi finansal hedeflerinizi yazın.

finansal hedeflerinizi yazın

2-Hedeflerinizi Sıralayın

Finansal hedefleriniz, sizin finansal önceliklerinize ayna tutmalıdır. Bu hedefleriniz sizin için ne kadar önemli? Hangisi ilk sırada, yani gerçekten “sizin” hedefiniz mi? Unutmayın ki hedeflerin size ait olması, finansal hedef belirlemede en önemli unsurdur. Gerçekten istemediğiniz bir hedef için plan yapmak ve uygulamak çok kolay değildir.

finansal hedefleri sıralama

3-Ölçülebilir Hale Getirin

Ancak hedefinize ulaşmak için ne kadar birikim gerekli? Peki, bu hedefe ulaşmak için ne kadar süreniz var? Hedeflerinizi sayısal olarak ifade etmek sizin daha gerçekçi olmanızı ve daha iyi finansal plan yapmanızı sağlayacaktır. Bunu yaparken finansal hedefinize ulaşabilmek için gerekli parayı ve bu hedefe ulaşmak için ne kadar süreniz olduğunu belirleyin. Bu şekilde hedeflerinizi ölçülebilir hale getirmek onların ne denli gerçekçi olduklarını daha iyi anlamanıza da yardımcı olacaktır. Bu sizin gerçekleşebilir olmayan finansal hedefler için çabalayıp sonradan moralinizin bozulmasına engel olur. Ölçülebilir finansal hedefler için finans yönetimi yapmak çok daha kolaydır.

finansal hedeflerin ölçülebilir hedef olması

Kendinize finansal hedef koymaya doğru biçimde başlamak önemlidir. Ne de olsa başlamak bitirmenin yarısıdır. Ama unutmayalım ki, başarı ancak finansal hedefe giden yolun planlanması ve doğru biçimde yönetilmesi yani doğru adımların atılması ile mümkündür.

Hedeflerinize İyi Gelir ile bir adım daha yaklaşmak için hemen başlayın.

İlginizi çekebilir: Emekliliğe Giden Yolda Gücünüzü Arttırmanın 5 Yolu!

Ağustos Ayında Gerçekleşen Yatırımsal Gelişmeler

Dünya genelinde korona virüs vakaları 25 milyonu geçti. Üstelik ülkemizde de olmak üzere çoğu ülkede 2. Dalgalar baş göstermeye başladı. ABD’nin 2. Çeyrekteki büyümesinin ilk çeyreğe göre %32,9 küçüldüğünü düşünürsek, salgının etkileri azımsanmayacak kadar önemli. Peki, ülkemizde piyasalar bu durumdan nasıl etkilendi?

Genel Olarak Piyasalar

Türkiye’nin ekonomisi incelendiğinde; geçen yılın Mayıs ayına göre, sanayi üretiminde yıllık bazda %19,9’luk rekor bir azalma görüldü. Neyse ki imalat PMI (Purchasing Managers’ Index – Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Haziran ayında 50 eşik düzeyinin üzerine, Temmuz ayında ise 56,9 seviyesine yükseldi. Bu, endeksin pandemi sürecinde gördüğü en yüksek değer ve aynı zamanda üretimde toparlanma olabileceğinin sinyallerini veriyor. Haziran ayı otomotiv ve konut artışlarında da önceki senenin Haziran ayına göre %100’ün üzerinde artış görüldü.

Merkezi yönetim bütçe açığı; yıllık olarak %60,7 oranında artarak 19,4 milyar TL’ye ulaştı. Haziran ayı dış ticaret açığımız ise önceki sene Haziran ayına göre %17’lik daralma gösterdi. Sene başıyla kıyaslandığında faiz ve faiz dışı bütçe giderlerindeki yıllık yaklaşık artış %40 oldu. Pandemi nedeniyle turizm gelirlerinde yaşanan kayıpların etkisiyle Mayıs ayı itibariyle cari denge 3,8 milyar dolar açık verdi.Temmuz’da TÜFE aylık bazda %0,58 yükseldi ve yıllık TÜFE enflasyonu %11,76 oldu.

Peki Ağustos ayı içerisinde borsa, para kurları ve emtiaları ne durumda?

Genel Olarak Piyasalar

İlginizi çekebilir: Emekliliğe Giden Yolda Gücünüzü Arttırmanın 5 Yolu!

Borsa

BIST100, Ağustos ayına 1140,39’luk puanla ve 23.085.113.211,66 TL işlem hacmiyle girdi. 7 Ağustos tarihinde sert bir düşüşle 985,38 puan ve 25.025.298.134,68 TL işlem hacmiyle ayın en düşük işlem hacmini ve puanını gördü. Ağustos ayı içerisinde inişler ve çıkışlar yaşandı. Özellikle son haftalarda Karadeniz açıklarındaki doğalgaz haberiyle inişe geçen BIST 100, 28 Ağustos Cuma gününü de 1100,55’lik puan ve 13.197.967.121,836 TL işlem hacmiyle kapattı. 31 Ağustos ise 1078,61’lik puanla kapandı. Geçen ayın (30 Temmuz – 1126,90) kapanış endekslerine göre kıyasladığımızda ise ortalama %4’lük bir değer kaybı görülmektedir. BIST Teknoloji ise; Ağustos ayına 1708,47 puanla ve 2.195.608.259,99 TL işlem hacmiyle girdi. BIST 100’de olduğu gibi sert bir düşüşle 1360,42 puan ile ayın en düşük değerini gördü. Ayın 11’inde 1724,14 puanla en yüksek değeri gördü. Ayın sonuna doğru kademeli inişlerle 28 Ağustos Cuma günü 1618,12 puan 637.373.254 TL işlem hacmiyle kapandı. 31 Ağustos ise 1594,48 puanla kapandı. Geçen ayın (30 Temmuz – 1678,94) kapanış endekslerine göre kıyasladığımızda ise ortalama %4.89’luk bir değer kaybı görülmektedir. BIST Yiyecek & İçecek te aynı kaderi paylaşırken, BIST Sporda ise ayın başına göre artış gözlendi.

Borsa

İlginizi çekebilir: Yatırım Fonları Performans Raporu Özeti – Haziran 2020

Para Kurları ve Emtialar

Ağustos ayına 6,97 ile giren Dolar, 4 Ağustos itibarı ile 6,93’lük değer ile ayın en düşük değerini gördü. Daha sonra ivmeli artışlarla 7 bandını geçen Dolar, Ağustos ayının sonuna doğru 7,33 bandında seyretti. Buna göre ay başına göre Dolar’da yaklaşık %5’lik artış gözlendi. Ağustos ayına 8,22 ile giren Euro, 4 Ağustos günü 8,19’luk değer ile ayın en düşük değerini gördü. Dolarla benzer şekilde ivmeli bir artışla 8,50 bandını geçen Euro, ay sonuna doğru 8,73 bandında seyretti. Buna göre ay başına göre Euro’da ay başına göre yaklaşık %6’lık artış gözlendi. Ağustos ayına gramı 443.225 TL’den giren altın, ayın en düşük değerini 3 Ağustos günü 441.659 TL ile gördü. Ay içerisinde bazı günlerde pikler oluşarak, 480 TL bandına dayandı. 28 Ağustos itibariyle altının gramı, 463.2 TL bandında seyretti. Buna göre ay başına göre altının gramında %4.5’luk artış gözlendi. Doğalgaz, gümüş, Amerikan mısır, ham petrol, Amerikan kahve C, brent petrol, bakır, platin, Amerikan buğday, kalorifer yakıtı gibi emtiların işlem hacimlerinde de artış gözlendi.

Para Kurları ve Emtialar

İlginizi çekebilir: Emekliliği Sabote Etmenin 5 Yolu!

 

Yatırım Fonları Performans Raporu Özeti – Haziran 2020

Teknolojinin ivme kazanarak büyüdüğü günümüzde, artık ekonomik kaynakların globalleşmesinden söz edilmektedir. Sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik gelişme, aktif ve dinamik bir finansal sistemle mümkündür. Serbest piyasa ekonomisine dayalı finansal sistemlerin dinamikliğinde önemli rol oynayan ve ekonomiye kaynak sağlayan piyasaların gelişmesi, ekonomik kaynakların verimli sahalarda kullanılabilmesine olanak sağlamaktadır. Son zamanlarda dijitalleşmenin artması, piyasa lehine yapılan mevzuatsal düzenlemeler ve farklı yatırım araçlarının yatırımcılara sunulmasıyla birlikte, Türkiye Sermaye Piyasası pozitif yönde ivmelenmeye başlamıştır. Sermaye piyasamızın vazgeçilmez unsurlarından olan, profesyonel fon yönetimi gibi bireysel yatırımcılara göre daha çok fayda sağlayan kurumsal yatırımcılar, son zamanlarda belirgin bir ilerleme göstermiştir. Bu ilerleme de sermaye piyasalarının gelişmesinde etkin rol oynamaktadır.

Bu yazımızda sizlere Haziran ayı sonu itibariyle yatırım fonlarının performanslarının farklı kriterlere göre kıyaslanmasını özetlemeye çalışacağız.

1-Yatırım Fonlarının Genel Değerlendirilmesi

Yatırım Fonlarının Genel Değerlendirilmesi

Yatırım fonları için 2019 yılı ve 2020 yılının ilk 6 ayı, çok verimli geçmiştir. Mevduat faizlerinin normalden düşük seyretmesi, yatırım fonlarının toplam portföy büyüklüğünün 2019 yılı sonunda, 2018 yılı sonuna göre 2 katından daha fazla artmasına neden olmuştur. İçinde olduğumuz 2020 senesinin Haziran Ayı itibariyle de (30.06.2020) portföy büyüklüğü geçen seneye göre %12’lik katılımcı artışıyla yaklaşık 3,7 milyon yatırımcı ile 160 milyar TL’ye ulaşmıştır.  Genel olarak 2010-2020/06 yılları menkul kıymet yatırım fonlarının portföy büyüklüğüne ve yatırımcı sayısı gelişimine bakıldığında, ara ara inişler/duraksamalar yaşansa da genel olarak baktığımızda belirgin bir artış olduğu gözlemlenmiştir. Yine aynı tarihler için yatırım fonları ana kategorileri (menkul kıymet yatırım fonları, serbest fonlar, gayrimenkul yatırım fonları, girişim sermayesi fonları, garantili ve koruma amaçlı fonlar) portföy büyüklüğü incelendiğinde;

Menkul kıymet yatırım fonları, 2019 yılı sonu itibariyle 2 kat büyümeyle yaklaşık 94 milyar TL’lik rakamlara ulaşırken, 2020 ilk 6 ayında bu rakam 109 milyar TL’ye ulaşmıştır. 2020 yılının ilk 6 ayında ise, Gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonları 9 milyar TL’lik büyüklüğe ulaşmıştır. Düşük mevduat faizleri sebebiyle alternatif bir yatırım aracı olarak ilgi gören serbest fonlar; 2018 yıl sonu itibariyle 6 milyar TL olan fon büyüklükleri, 2019 yılı sonunda 21,6 milyar TL’ye, 2020 yılı 6. Ayı sonunca ise nerdeyse 2 kat artarak 42 milyar TL’ye ulaşmıştır.

Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının Portföy Büyüklüğü ve Yatırımcı Sayısı Gelişimi

Şekil.1. Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının Portföy Büyüklüğü ve Yatırımcı Sayısı Gelişimi

2020 yılının ilk 6 ayına bakıldığında; TEFAS’da 31’i aracı kurum, 20’si banka, 10’u portföy yönetim şirketi ve 4’ü katılım bankaları olmak üzere toplamda 65 kurum işlem yapmıştır. Görece düşük mevduat faizleri nedeniyle de 2020 ilk 6 ayı, 2019 yılına göre neredeyse 2 katlık işlem hacmiyle işlem rekoru kırmıştır. Kategori bazında incelendiğinde, 2020 ilk 6 aylık periyotta TEFAS toplam işlem hacmindeki en yüksek yüzdeyi değişken fonlar (%26,2) ve borçlanma araçları (%25,5) fonları almıştır. 46 milyar TL’lik işlem hacminden sonra değişken fonlar ve borçlanma araçları fonlarını, %11,4 yüzde ve yaklaşık 10 milyar TL’lik işlem hacmiyle hisse senedi fonları izlemiştir.

Tarih Toplam İşlem Hacmi (milyon TL) Günlük Ortalama Hacim (milyon TL)
2015 13.609 54
2016 21.578 86
2017 25.530 101
2018 27.439 109
2019 52.158 205
2020/6 90.813 668

Tablo.1. TEFAS toplam ve günlük işlem hacimleri

İlginizi çekebilir: Emekliliği Sabote Etmenin 5 Yolu!

2-Yatırım Fonlarının Performans Analizi

Yatırım Fonlarının Performans Analizi

Yatırım Fonlarının Getirilerinin TÜFE ve Mevduat Faizi ile Karşılaştırılması

Karşılaştırma analizinde uzun, orta, kısa vadeli getiriler incelenmiştir. Analiz sonuçlarına bakıldığında;

  • Menkul kıymet yatırım fonlarının ağırlıklı ortalama net olmayan (brüt) getirileri, tüm dönemler (son 3 yıl, 5 yıl, 1 yıl) için incelendiğinde, TÜFE’nin ve mevduat faizinin üzerinde olduğu görülmektedir.
  • Menkul kıymet fonlarının 2010 ve 2019 yıllarındaki vergi sonrası getirileri incelendiğinde; 2012, 2014, 2016 ve 2019 yılları için menkul kıymet yatırım fonları ağırlıklı ortalama net getirisi TÜFE’nin ve mevduat faizinin üzerinde getiri sağlamıştır. Bu fonlar, 2017 ve 2018 yıllarında da mevduat faizinden daha yüksek kazandırmıştır.

Yatırım Fonlarının Birikimli Ağırlıklı Ortalama Brüt Getirilerinin TÜFE ve Mevduat Faizi ile Karşılaştırılması

Şekil.2. Yatırım Fonlarının Birikimli Ağırlıklı Ortalama Brüt Getirilerinin TÜFE ve Mevduat Faizi ile Karşılaştırılması

Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının Getirilerinin Kategori Bazında İncelemesi

  • Son 5 yılda en yüksek getiriyi yabancı hisse senedi fon kategorisi, en düşük getiriyi ise fon sepeti fonları olmak üzere; kısa, orta, uzun borçlanma araçları fonları, fon sepeti fonlarıyla katılım fonları dışındaki diğer tüm kategoriler TÜFE’nin üzerinde kazandırmıştır. Mevduat faiziyle kıyas edildiğinde ise; kısa ve uzun vadeli borçlanma araçları fonlarıyla fon sepeti fonları haricindeki diğer fon kategorileri mevduat faizinin üzerinde getiri sağlamıştır.
  • Son 3 yılda en yüksek getiri yabancı hisse senedi fon kategorisi, en düşük getiri ise hisse endeks fonlarında olmak üzere; kısa ve uzun vadeli borçlanma araçları fonlarıyla hisse endeks fonları haricindeki diğer tüm kategoriler TÜFE’nin üstünde, enflasyona göre yüksek getiri sağlamıştır. Mevduat faiziyle kıyas edildiğinde ise; uzun vadeli borçlanma araçları fonları ve hisse endeks fonları haricindeki diğer tüm kategorilerin ağırlıklı ortalama net getirileri mevduat faizinin üzerinde seyretmiştir
  • Son 1 yıla baktığımızda en yüksek getiriyi hisse fon kategorisi, en düşük getiriyi ise borçlanma ve para piyasası fonları olmak üzere; para piyasası fonları dışındaki tüm menkul kıymet yatırım fonu kategorilerinin ağırlıklandırılmış ortalama net getirileri TÜFE’nin ve mevduat faizinin üzerinde seyretmiştir.

İlginizi çekebilir: Emeklilik Planlaması: Başarılı Bir Emeklilik İçin 5 İpucu!

2019 ve 2020 Yılı İlk 6 Ay Alt Dönemler Bazında İncelenmesi

  • Tüm fonların ağırlıklı ortalama net getirileri 2019 yılının 1. 2. 3. 4. olmak üzere tüm çeyreklerinde enflasyonun üzerindedir.
  • Covid-19 pandemi krizine rağmen 2020 yılının ilk yarısında tüm menkul kıymet yatırım fonları TÜFE’nin ve mevduatın üstünde getiri sağlamıştır.
  • Fonlar 2019’un ikinci yarısında mevduatın üzerinde kazandırırken, 1. Yarısında kazandıramamıştır.

Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının 2019 Yılı ve 2020 İlk 6 Ayı Alt Dönemler Bazında Birikimli Ağırlıklandırılmış Ortalama Net Getirilerinin TÜFE ve Mevduat ile Karşılaştırılması

Şekil.3. Menkul Kıymet Yatırım Fonlarının 2019 Yılı ve 2020 İlk 6 Ayı Alt Dönemler Bazında Birikimli Ağırlıklandırılmış Ortalama Net Getirilerinin TÜFE ve Mevduat ile Karşılaştırılması

Hisse Senedi Yatırım Fonları Getirilerinin BIST 100 Getirisi İle Karşılaştırılması

Son 1 yıl hesaba katıldığında, hisse senedi fonları BIST-100 Fiyat Endeksi’nden yaklaşık 21 puan daha fazla kazandırmıştır. Geçmiş getiriler de göz önüne alındığında başarılı, etkin bir yönetimle hisse senedi fonlarının BIST-100 Endeksi’nden daha yüksek getiriler elde ettiği de görülmektedir.

Hisse Yatırım Fonlarının Birikimli Ağırlıklandırılmış Ortalama Net Getirilerinin BIST-100 Fiyat Endeksiyle Karşılaştırılması

Şekil.4. Hisse Yatırım Fonlarının Birikimli Ağırlıklandırılmış Ortalama Net Getirilerinin BIST-100 Fiyat Endeksiyle Karşılaştırılması

Menkul kıymet yatırım fonlarının getirilerinin karşılaştırma ölçütleriyle kıyaslanması

Karşılaştırma ölçütüne göre en yüksek farklı getiriyi elde eden kategoriler; %9’luk farkla hisse senedi, %6’lık farkla hisse senedi katılım ve %3,4’lük farkla değişken ve karma fonlarıdır. %100 başarı ile kıymetli maden, hisse senedi katılım ve diğer katılım fonları, en yüksek başarı oranını göstermiştir. Karşılaştırma ölçütünden daha az getiri sağlayan fon kategorileri ise; para piyasa fonları, kira sertifika katılım fonları, endeks hisse senedi fonları, kamu ve özel sektör borçlanma fonlarıdır.

İyi Gelir ile daha fazlası için takipte kalın

Daha detaylı Yatırım Fonları Performans Raporu Haziran 2020 için tıklayın!

Emeklilik Planlaması: Başarılı Bir Emeklilik İçin 5 İpucu!

Emeklilik, özellikle sabah 8.00 akşam 18.00 aralıklarında çalışan, gezmek ve dinlenmek için hafta sonunu iple çeken çalışanlar için 4 gözle beklenen bir hayaldir. 25 yaşında profesyonel çalışma hayatına başladığınızı ve 65 yaşında emekli olduğunuzu düşünürsek te, bu hayalinizi gerçekleştirmeniz için 40 seneniz var. Peki oldukça uzun bekleme süresi sonunda huzura ulaşmak için nasıl bir emeklilik planı yapılmalı?

1.Zaman Ufkunuzu Anlayın

İyi bir emeklilik planlaması için zaman kavramını iyi anlamalısınız. Yani emekliliğinize ne kadar kaldı? Kaç yaşındasınız? Çocuğunuz var mı? İleride ev almayı düşünüyor musunuz? Emekliliğinizi hangi ülke ve şehirde geçirmeyi (yaşam maliyetleri) düşünüyorsunuz gibi sorulara cevap vererek emeklilik planı yapmak daha yerinde olacaktır. Şuan ki yaşınız ve emekliliğe kalan süreniz aslında emeklilik planının temelini oluşturur. Emeklilik süreniz ne kadar uzunsa yatırım portföyünüzün dayanabileceği risk seviyesi o kadar yüksek olur. Örneğin; emekliliğinize ortalama 30-35 sene varsa ve hala gençseniz, varlıklarınızı ağırlıklı olarak hisse senetlerine dağıtmanız daha yerinde bir karar olacaktır. Tabi ki ara ara dalgalanmalar olabilir ama iyi bir yatırım planından sonra hisse senetleri, diğer yatırım araçlarından uzun vadede daha çok getiri sağlayabilir. Ayrıca bireysel emeklilik hesabı da açmalısınız. Ülkemizde 2013 yılından sonra devlet katkısı ile birlikte yatırım yapması daha cazip hale gelen bu sistemle, sosyal güvenlik kurumu emeklilik maaşınıza katkı sağlayabilirsiniz. Bu durumlardan ayrı olarak enflasyon oranını da düşünmelisiniz. İlk yıllarda küçük gibi görünen satın almadaki düşüş, 20-30 sene sonra dağ gibi karşınıza çıkabilir. Oluşan satın alma gücündeki düşüşü önlemek ve daha az riskli yatırımlar yapmak içinse tahviller gibi yatırım araçlarına yönelebilirsiniz. Böylece hem enflasyondan kaynaklı satın alma gücünü engellemiş hem de genç yaşlarınızdaki gibi riski telafi edememe riskini ortadan kaldırmış olursunuz.

emeklilik planlamasında Zaman Ufkunuzu Anlayın

İlginizi çekebilir: Çocuklara Yatırımı Öğretmenin 6 Yolu!

2.Emeklilik Harcama İhtiyaçlarınızı Belirleyin

Bir diğer emeklilik planı olarak masraflarınızı, ihtiyaçlarınızı planlamalısınız. Yani emekli olduğunuzda ortalama ne gibi harcamalarınız olabilir bunları analiz etmelisiniz. Mesela her emekli gibi emekliliğinizin ilk yılları, dünyayı gezmeye ayıracak mısınız? Emeklilik yıllarınıza sarkan bir kredi ödemesi veya herhangi bir borç kalacak mı? Eviniz veya arabanız var mı? Yoksa almayı düşünüyor musunuz? Eğer geç yaşta çocuk sahibi olduysanız, emekli olduğunuz zaman çocuğunuz finansal özgürlüğüne kavuşabilecek mi? Enflasyon oranını ortalama olarak hesaba katıyor musunuz? Yaşlılıktan dolayı oluşabilecek sağlık sorunlarını ve tedavi masraflarını hesaba katıyor musunuz? Gibi durumları çok iyi analiz edip bunları dikkate alarak emeklilik planlaması yapmalısınız. Dünyada ortalama ölüm yaşının arttığını, daha uzun yıllar yaşayacağınızı düşünürsek iyi bir emeklilik planı yapmak, refah bir emeklilik hayatı için olmazsa olmazdır.

Emeklilik Harcama İhtiyaçlarınızı Belirleyin

İlginizi çekebilir: Nasıl Emekli Olurum? BES ile İlgili Tüm Soruları Cevapladık

3.Yatırım Getirilerinin Vergilendirmeler Sonrası Oranını Hesaplayın

Bir diğer emeklilik planı olarak ta getirilerinizin gideri olarak vergilendirmeleri hesaba katmalısınız. Yaşlandıkça daha düşük riskli yatırım portföylerine yatırım yapmanız daha mantıklıdır ama; bu yatırımların getirisi de düşük olacağı için; vergilendirmeler, yönetim ücretleri ve komisyon giderlerini iyi hesap etmelisiniz ki kazandığınız küçük getiriler yok olmasın.

Yatırım Getirilerinin Vergilendirmeler Sonrası Oranını Hesaplayın

4.Risk Toleransının, Yatırım Hedeflerine Karşı Değerlendirmesini Yapın

Çalıştığınız sıradaki refah hayatın devam etmesini istiyorsanız, iyi bir emeklilik planı / yatırım planı yapmanız gerektiğinden yukarıda bahsetmiştik. Emeklilik planlaması yaparken yatırım hedeflerinize karşı risk toleransını iyi değerlendirmelisiniz. Yatırımdan beklentiniz nedir? Ne kadar getiri bekliyorsunuz? Riske karşı duyarlıysanız olası bir kaybı kaldırabilir misiniz, telafi edebilir misiniz? Bu sorulara verdiğiniz cevaba göre risk toleransınızı değerlendirerek iyi bir emeklilik planlaması yapabilirsiniz. Ama ne olursa olsun, yaşınız ilerlediğinde çok fazla risk alacak yaşta bulunmadığınız için tahvil, bono gibi yatırım araçlarına en azından varlığınızın bir kısmını dağıtmalısınız.

Risk Toleransının, Yatırım Hedeflerine Karşı Değerlendirmesini Yapın

İlginizi çekebilir: FIRE Hareketinden Çıkarılacak Dersler

5.Portfoylerinizde Çeşitlendirme Yapın

Yatırımda riski azaltmanın temelde 2 çözümü vardır. Bunlar; uzun vadeli yatırım ve yatırım portföyünüzü çeşitlendirmedir. En etkilisi ise portföyünüzü çeşitlendirmedir. Örneğin; varlıklarınızı birden fazla yatırım aracına dağıtırsanız; bir yatırım aracı düşerken diğeri artabilir, böylece genel olarak portföyünüzün getirilerini hesapladığımızda düşüş yaşamayabilirsiniz. Hatta birden fazla yatırım aracına varlıklarınızı dağıtarak, getiri ihtimalinizi arttırabilirsiniz.

Başarılı bir emeklilik planı için tavsiyeleri maddeler halinde özetlersek;

  • Gelecek planlarınızı iyi yapın, olası harcamaları göz önünde bulundurun
  • Bireysel emeklilik (BES) hesabı açın
  • Yatırımlarınızı özellikle hisse senetlerine uzun vadeli yapın (emekliliğe kadar)
  • Vergilendirme, yönetim ücreti gibi maliyetleri hesaplayın
  • Yaşınıza göre risk toleransınızı değerlendirin
  • Emeklilik yaşınız yaklaştıkça daha düşük riskli yatırımlara yönelin
  • Düşük risk için en uygunu, yatırım portföylerinizi mutlaka çeşitlendirin

Portfoylerinizde Çeşitlendirme Yapın

İyi bir emeklilik planı için İyi Gelir platformunu ziyaret edip, çok geçmeden fırsatları değerlendirmek için hemen başlayın.

Nasıl Emekli Olurum? BES ile İlgili Tüm Soruları Cevapladık

Emekliliğe kadar yaşadığımız refah hayatı, emekli olduktan sonra sosyal güvenlik kurumundan alacağımız maaş ile karşılayamayabiliriz. İşte tam da burada bireysel emeklilik sistemi, kısaca BES devreye girmekte. Zorunlu sosyal güvenlik sistemine tamamlayıcı olan bu sistem sayesinde, çalıştığınız dönemlerdeki refah düzeyini, emeklilik yıllarınızda da devam ettirebilirsiniz. Peki emeklilik hayalimizi süsleyen BES nedir?

Bireysel Emeklilik Sistemi Nedir?

Bireysel emeklilik sistemi yani BES nedir? Sorusuna cevap olarak, iş hayatınızdaki yaşam standartlarının emeklilik döneminde de devam etmesi için tasarrufların uzun vadeli yatırıma dönüşmesini sağlayan bir emeklilik sistemidir diyebiliriz. Bireyler bu sisteme gönüllü olarak katılırlar ve klasik sosyal güvenlik kurumunun sağladığı emeklilik maaşına ek gelir olur. Ayrıca bu emeklilik sistemi, devlet tarafından desteklenmektedir. BES sayesinde; bireylerin emeklilik dönemindeki refah düzeyi artmış olur ve yatırdığınız tasarrufların alanında uzman portföy yöneticileri tarafından yönetilerek değerlendirilmesiyle birlikte ekonomik kalkınmaya da katkı sağlanmış olur. Katkı payınızı düzenli ödeyerek, fon getirilerinizi takip ile olumlu yönde değiştirerek ve dilerseniz ara ödemeler yaparak yüksek birikime sahip olabilirsiniz. 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu uyarınca yürürlüğe giren BES, bir nevi zorunlu sosyal güvenlik sigortasının tamamlayıcısı niteliğindedir. Bireysel emeklik sisteminin avantajlarını özetle maddeleyecek olursak;

  • Devlet katkısı (yatırdığınızın %25’i)
  • BES yatırım şirketini değiştirme, katkı paylarını aylık/3-6 aylık yatırma imkanı, finansal durumunuza göre yatırıma ara verme gibi olanakları olduğu için disiplinli yatırım imkanı
  • Zorunlu sosyal güvenceye ek getiri
  • Enflasyonun üzerinde getiri imkanı
  • Uzman kontrolünde fon yönetimi
  • Fon değişikliği hakkı
  • Emeklilik planı değişikliği hakkı
  • Cayma hakkı
  • Sisteme ara verme hakkı
  • Refah emeklilik

Birey, aynı veya farklı şirketlerle birden fazla emeklilik sözleşmesi yapabilir. Ayrıca bireysel emeklilik sisteminden birikimlerinizi çekmek istediğinizde zorunlu aidat ve vergi kesintisinden sonra istediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

bireysel emeklilik sistemi nedir

İlginizi çekebilir: FIRE Hareketinden Çıkarılacak Dersler

Bireysel Emeklilik Sistemi Güvenli midir?

Bireyler geleceklerini güvence altına almak istedikleri için bu sistem, güçlü denetim mekanizmaları ile denetlenmektedir. Bireysel emeklilik sistemi; T.C. Hazine Müsteşarlığı tarafından desteklendiği, devlet destekli olduğu, Emeklilik Gözetim Merkezi tarafından izlendiği, her türlü iflasa karşı birikimleriniz Takasbank nezdinde saklandığı, bağımsız dış denetim yaptırıldığı ve fonların faaliyetleri Sermaye Piyasası Kurulu tarafından denetlendiği için son derece güvenilir ve disiplinli bir sistemdir. Ayrıca fon mal varlığının, emeklilik şirketlerinin iflas etmesi gibi durumlarda iflas masasına konu edilememesi de bir diğer güvence.

Bireysel Emeklilik Sistemi Güvenli midir

Devlet Katkısı Nedir?

2012 yılında resmi gazetede yayınlanan Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile, bireysel emeklilik sistemi (BES) devlet tarafından desteklenmeye başladı. Peki devlet katkısı nasıl işliyor? Devlet, bireysel emeklilik sistemi hesabı olan herkesin ilgili hesabına belli oranlarda ödeme yapmaktadır. Devlet tarafından ilgili kişilere ödenen bu oran, ödediği katkı payının %25’i kadardır. Örneğin; 200 TL katkı payı için devlet bireyin bireysel emeklilik sistemi hesabına, 50 TL katkı payı yatırmış olacaktır. Peki bireysel emeklilik sistemi devlet katkısından kimler faydalanabilir? Süreç nasıl işliyor?

bireysel emeklilik devlet katkısı

İlginizi çekebilir: FIRE (Finansal Özgürlük ve Erken Emeklilik) Nedir?

Bireysel Emeklilik Sistemi’nden ve Devlet Katkısından Kimler Faydalanabilir?

18 yaşını doldurmuş, hukuki ehliyeti olan ve mavi kart sahibi her birey bu sisteme katılabilir. Bireysel emeklilik sistemi devlet katkısından faydalanmak için ise süreç aşama aşama ilerlemektedir. Sistemde kalma ve yaşınıza göre devlet katkısından yararlanma yüzdeleri değişmektedir. Mesela en az 3 yıl sistemde kalanlar bu katkının %15’ine, en az 6 yıl bu sistemde kalanlar katkının %35’ine, en az 10 yıl kalanlar katkının %60’ına ve 10 yıl sistemde kaldıktan sonra bir de 56 yaşını dolduranlar bu katkının %100’ünü almaya hak kazanacaktır.

bireysel emeklilkten kimler faydalanabilir

Emekliliğe Hak Kazandıktan Sonra

Bireysel emeklilik sisteminde en az 10 yılını ve 56 yaşını doldurduktan sonra birey, emekliliğe hak kazanmış olur. Bireysel emeklilik sistemi üzerinden emekli olduktan sonra katılımcının, hesabındaki birikimlerin hepsini çekme, aylık/yıllık periyotlarla planlı şekilde geri alma, bir kısmını çekip sistemde devam etme gibi hakları vardır. İlgili şirkete gerekli başvuruları yaptıktan sonra arzu ettiğiniz plan üzerinden emekliliğinizin tadını çıkarabilirsiniz.

bireysel emeklilik bitikten sonra

İlginizi çekebilir: Yatırım Piyasalarında Temmuz Ayında Gerçekleşen Gelişmeler

Bireysel emeklilik sistemi katkı payları hangi yatırım araçlarında değerlenebilir?

Portföy yönetim şirketleri, yasal çerçeveler dahilinde birikimlerinizi çeşitli yatırım araçlarında değerlendirebilir, bunlar;

  • Vadeli mevduat
  • Borçlanma araçları, repo ve ters repo işlemleri
  • Kıymetli madenler ve gayrimenkuller
  • Takasbank para piyasası işlemleri
  • Yatırım fonu katılma payları
  • Borsalarda gerçekleştirilen işlemler
  • Kira sertifikaları
  • Diğer yatırım araçları

bes yatırım araçları

Refah bir emeklilik için daha fazla beklemeyin ve İyi Gelir ile hemen başlayın.

 

FIRE (Finansal Özgürlük ve Erken Emeklilik) Nedir?

Geleneksel iş yoğunluklarından sıkılmış ve en az 65 yaşında emekli olabilecek, Y ve Z kuşağındaki bireylerin benimsedikleri erken yaşta finansal özgürlük ve erken emeklilik hareketi olan FIRE nedir? Erken yaşta emeklilik mümkün mü?

Fire Nedir?

İngilizce açılımı, Financial Independence Retire Early ve Türkçe açılımı, Finansal Özgürlük ve Erken Emeklilik olan FIRE nedir? Erken emeklilikten kasıt, fazladan SGK primi ödeyip emekli olmak mı? Finansal özgürlük derken, herhangi bir yere kazançlı yatırım yapmak mı? Kısaca FIRE; 1990’lı yıllarda konuşulmaya başlanan, tutumluluk, aşırı tasarruf ve aşırı yatırım ile tanımlanan finansal bir harekettir. Yani geleneksel bütçelerin ve emeklilik sisteminin imkan verdiğinden çok daha erken emekli olunmasını sağlayan bir harekettir diyebiliriz. Gelirlerinin yarıdan fazlasını tasarrufa ayırarak FIRE sistemini destekleyenler, arzu ettikleri hedeflere geldikten sonra işlerinden ayrılabilirler ve birikmiş fonlarından küçük çekimler yapmaya başlayarak 65-70’li yaşlardan çok daha erken emeklilik kavramıyla tanışabilirler.

Fire, finansal özgürlük ve erken emeklilik hareketi Nedir

İlginizi çekebilir: Herkesin Bilmesi Gereken 6 Temel Yatırım Kuralı

FIRE Hareketi Kimlere Uygundur?

Normal emeklilik sistemine göre 40-50’li yaşlarda emekli olamayacak, 9:00-6:00 çalışma saatlerinden sıkılmış, özellikle milenyum bireyleri için uygun bir sistemdir. Gelirlerinden yeterince tasarruf yapabilenler ve erken emekli olup, hayatının en verimli yıllarını dünyayı gezerek harcamak isteyenler, yani bir gözü emeklilikte olan bireyler için biçilmiş kaftan.

FIRE Hareketi Kimlere Uygundur

FIRE Hareketinin Arkasında Yatan Kurallar Nelerdir?

Bu hareketi tercih edenler, finansal özgürlük ve erken emeklilik kavramını benimsemiş bireylerdir. SGK gibi geleneksel sistemlerden farklı olan bu sistem nasıl çalışır? Öncelikle aşırı tasarruf fikrini ilke edinmiş bireyler, genel olarak belli bir süre geleneksel iş gücünde çalışarak yıllık gelirlerinin bir kısmını tasarrufa ayırılıyorlar. Bunun için; %10-25-50 ve 75’lik tasarruf planları mevcuttur. Yani ne kadar erken emeklilik kavramını tadıp, finansal özgürlüğünüzü kazanmak istiyorsanız, o kadar çok tasarruf yapmalısınız. Tasarrufları yıllık giderlerinin yaklaşık 30 katına ulaştığı zaman (ortalama milyon), çalıştıkları işlerini bırakıp, finansal özgürlük ve erken emeklilik hareketinin tadını çıkarabilirler. Normal emeklilik sistemine göre çok daha erken emekliliğin tadını çıkarmaya başlayan bireyler, yaşam giderlerini karşılamak için ortalama olarak yılda tasarruflarının %3-%4 civarını harcarlar. Tasarrufun miktarına ve arzu edilen yaşam tarzına bağlı olarak; harcamaları izleme, faiz oranları, enflasyon oranları ve tasarruftaki paranızı doğru yatırım araçlarında değerlendirmek gibi durumları iyi planlamanız gerekmektedir. Kısaca FIRE hareketini maddeleyecek olursak;

  • FIRE, emeklilik planları kurdudur.
  • FIRE hareketi sayesinde daha çok tasarruf sağlarsınız.
  • Daha erken emeklilik için gelirinizi arttırmanın yollarını ararsınız.
  • Sonuç olarak erken yaşlarda emekliliğin tadını çıkarabilirsiniz.

FIRE Hareketinin Arkasında Yatan Kurallar Nelerdir

İlginizi çekebilir: Yatırımla İlgili Yanlış Bilinen 5 Efsane

FIRE Türleri

Finansal özgürlük ve erken emeklilik hareketinin birkaç çeşidi, varyasyonu vardır. Bunlar;

1- Fat FIRE

Ortalama bir emeklilik yatırımcısından çok daha fazla tasarruf sağlayan ve yine ortalamaya göre daha geleneksel bir yaşam tarzında olan bireyler.

2- Lean FIRE

Daha çok minimalist yaşamayı ve aşırı tasarrufu ilke edinmiş bireyler.

3- Barista FIRE

Sabah 9, akşam 5 gibi geleneksel işleri bırakmış ve FIRE tasarruflarını karşılamak için hala yarı zamanlı, part-time çalışan bireyler.

4- Coast FIRE

Hali hazırdaki yaşam giderlerini ve emekliliklerini karşılamak için yeterli finansmanı olmalarına rağmen part-time çalışan bireyler.

FIRE Türleri

Bazı eleştirmenler, bu sistemin sadece zenginler için olduğunu, düşük gelirli bireylerin optimum tasarruf oranı olan %70’lik tasarruflara ulaşmada zorlanabileceklerini düşünseler de FIRE hareketine duyulan ilginin, gün geçtikçe artacağa benziyor.

İlginizi çekebilir: Yatırım Piyasalarında Temmuz Ayında Gerçekleşen Gelişmeler

 

Yatırımla İlgili Yanlış Bilinen 5 Efsane

Yatırım yapmak isteyenleri bu düşüncelerinden caydırabilecek yatırım efsaneleri bulunmaktadır. Bu yüzden de yatırım söz konusu olduğunda birçok insan çekinmektedir. Peki nedir bu yatırım efsaneleri?

Yatırım Bir Çeşit Kumar mı?

Yatırım dışarıdan bakıldığında kumar gibi gözükebilir ama bu durum sizin yatırımı nasıl yaptığınıza bağlı. Eğer çok fazla düşünmeden, plansız bir şekilde yatırım yapıyorsanız, yatırımınız kumara benzetilebilir. Ama kendi yatırımcı kimliğinize, bütçenize, riske ve piyasaya göre bir yatırım planı oluşturduktan sonra yatırım yapıyorsanız, buna kumar demek haksızlık olur.

Yatırım Bir Çeşit Kumar mı

1- Yatırıma Ayıracak Yeterli Paraya Sahip Değilim-Yatırım İçin Çok Para Lazım

Önceki yıllar için bu yatırım efsanesi doğruydu ama artık, teknolojinin ve dijitalleşmenin artmasıyla birlikte yatırım biraz daha demokratikleşmeye başladı. Çevrimiçi fon platformları, çevrimiçi yatırım danışmanlığı hizmetleri (robo-danışman) sayesinde önceki yıllara göre nispeten daha az miktarlarla yatırım yapılmanın önü açıldı. Ayrıca Robo-danışman platformlarıyla yatırım yapmanın daha da kolay bir hale geldiği gerçeğini göz önüne aldığımızda, “çok paran yoksa yatırım yapamazsın, zengin olmalısın ki yatırım yap” gibi yatırım efsaneleri dikkate alınmamalı.

Yatırıma Ayıracak Yeterli Paraya Sahip Değilim-Yatırım İçin Çok Para Lazım

İlginizi çekebilir: Herkesin Bilmesi Gereken 6 Temel Yatırım Kuralı

2- Yatırım Yapmak Çok Riskli

Risk kavramı, hayatın her yerinde, her anında olduğu gibi tabi ki yatırımda da bulunmaktadır. Burada anlatılmak istenen, yatırımdaki riskin, maden işçilerinin maruz kalabileceği risklerle karıştırılmaması. Peki yatırımda risk nedir? Risk nasıl olur? Bir risk spektrumu olduğunu düşünelim. Bir tarafta hisse senetleri gibi risk oranı yüksek yatırım araçları varken, diğer tarafta ise, risk oranı düşük tahvil, bono gibi yatırım araçları bulunur. Yani aslında riski, yatırım portföyünüzdeki dağılıma göre siz belirliyorsunuz. Yatırım portföyünüzü olabildiğince çeşitlendirin ki hem riski azaltın hem de getiri ihtimalini yükseltin. Ayrıca riski azaltmak için uzun vadeli yatırım yolunu da seçebilirsiniz. “Yatırım çok riskli, hiç bulaşma” şeklinde bir yatırım efsanesi duyabilirsiniz. Siz bunlara kulak vermeden planlı bir şekilde yatırım yapmaya ve riskinizi doğru bir şekilde yönetmeye devam edin.

Yatırım Yapmak Çok Riskli

İlginizi çekebilir: Yatırım Fonları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

3- Vadeli Hesabımda Zaten Param Var, Neden Yatırım Yapayım?

Vadeli mevduat elinizdeki nakdi, bankaya yatırdıktan belli bir süre (vade) sonra faiziyle birlikte geri almaktır. Yani bankaya kredi vermektir diyebiliriz. Risk oranı en az olan yatırım araçlarındandır. Orantılı olarak getiri oranı da diğer yatırım araçlarına göre az olabilir. Bu yüzden daha fazla getiri imkanı için diğer yatırım araçlarını da deneyin. Ayrıca mevduat hesabınızdaki parayı vadeniz bitmeden çekemezsiniz. Oysa ki, yatırım fonu gibi farklı yatırım araçlarında paraya ihtiyacınız olduğunda yatırımınızı likidite edebilirsiniz. “Parayı koy faize pişsin, başka da yatırım yapma” gibi yatırım hataları ve yatırım efsaneleri mutlaka kulağınıza gelmiştir ve gelecektir. Bunlara aldırış etmeden yolunuza devam edin.

bir başka yatırım efsaneleri ve yatırım hataları - Vadeli Hesabımda Zaten Param Var, Neden Yatırım Yapayım

İlginizi çekebilir: Uzun Vadeli Yatırım Yapmanın Avantajları Nelerdir?

4- Sadece Profesyonel Yatırımcılar Çok Para Kazanır

Yatırım efsaneleri arasında başı çeken efsanelerden biri, sadece uzman olanların çok para kazanabilmesi. Çok fazla uzman olmanıza gerek yok. Robo-danışmanlar gibi dijital yatırım platformlarının her geçen gün arttığını düşünürsek. “Sen okulunda okumadın anlamazsın, bu işi uzmanına bırak” gibi yatırım efsaneleri, tarihe karışacak gibi duruyor. Robo danışmanların yardımıyla birikimlerinizi daha iyi yönetebilirsiniz.

bir başka yatırım hataları ve yatırım efsanesi - Sadece Profesyonel Yatırımcılar Çok Para Kazanır

5- Maliyetler Göz Ardı Edilebilir

Ödenmeyen borç faizlerinin üst üste binmesi gibi, ilk zamanlar umrunuzda olmayabilir ama zaman geçtikçe karşınıza binlerce liralar çıkabilir. Yatırım getirilerinizin erimemesi için; yönetim ücretleri, vergilendirmeler ve komisyonları kesinlikle göz ardı etmeyin.

yatırım efsanesi - Maliyetler Göz Ardı Edilebilir, Yatırım maliyetleri,

İyi Gelir İle

“Yatırım yapmak çok karmaşık, yatırımdan anlamıyorum” düşüncesindeyseniz ve yatırım hatalarını minimize etmek, yatırım efsanelerinden arınmak istiyorsanız, İyi Gelir ile tanışmalısınız. Yatırım yönetimi konusunda demokratikleşmeyi ilke edinmiş İyi Gelir ile yatırım efsanelerinden arınarak doğru bir şekilde yatırım portföyü oluşturup, getirilerinizi katlayabilirsiniz. Fırsatları kaçırmamak için hemen başlayın.

 

 

 

BİRİKİMLERİNİZE İYİ GELİR!

Birikimlerinizi en iyi şekilde yönetmek için
HEMEN BAŞLA
close-link
GELECEĞİNİZE İYİ GELİR!
Birikimlerinizi akıllı portföyler ile katlayarak geleceğinizi garanti altına alır.
HEMEN BAŞLA
close-link

Birikimlerinizi En İyi Şekilde Yönetin

İyi Gelir ile size sunduğumuz portföyleri uygulayın, yaptığınız yatırımları ve porföyünüzün durumunu istediğiniz gibi takip edin
HEMEN BAŞLA
close-link
Bana tıkla