Yazar: Nazlı Kalfa Baş

Kara Pazartesi Nedir?

19 Ekim 1987 Pazartesi günü dünya borsalarının kısa bir zaman zarfında büyük değer kayıpları yaşaması sonucunda o güne Kara Pazartesi ismi verilmiştir. Düşüş Hong Kong borsasında başlamış, zaman farklarıyla sırasıyla düşüşleri Avrupa borsaları ve ABD izlemiştir. Gün sonunda Dow Jones Borsası 508 puanlık düşüşle %22.6 değer yitirmiştir. Ekim ayı sonunda Hong Kong borsası %45.8, Avustralya‘da %41.8, İspanya‘da %31, Birleşik Krallık‘ta %26.4, ABD‘de %22.68, Kanada‘da %22.5 değer kaybederken, Yeni Zelanda‘da %60’lık düşüşün geri alınması yıllar almıştır.


Kara Pazartesi, bir günde borsaların tüm zamanların en çok değer yitirdiği gündür.

 

Kara Pazartesi döneminde Dow Jones Endeksinin Grafiği

Kara Pazartesini Anlamak

14 Ekim 1987 Çarşamba günü Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi finansal birleşmeler ve LBO (kaldıraçlı satınalımlar) ile ilgili vergi avantajını azaltacak vergi tasarısını onayladı. Aynı gün ABD Ticaret Bakanlığı tarafından beklenmedik bir seviyede dış ticaret açığı verisi yayınlanınca ABD doları üzerinde bir baskı oluştu, bu baskı borsalarda negatif etki yarattı. Bu olumsuz haberler sonucunda Dow Jones Endeksi 95.46 puanlık düşüşle (-%3.81) kapattı. Bu düşüş iki gün daha sürdü ve Cuma günü seans kapanışında da %4.6’lık bir düşüş yaşadı.

ABD ekonomisinin etkilendiği bu haftada borsalar üzerinde negatif yönlü baskı da artmıştı. Kara Pazartesi olarak adlandırılan 19 Ekim 1987 günü borsalar açıldığında alış emirleri ile satış emirleri arasındaki hacim farkı hisse senedi fiyatlarını çok hızlı bir şekilde aşağı çekti. Çok kısa süre içerisinde Dow Jones endeksi %22.6 , S&P 500 endeksi %20.4 ve Nasdaq endeksi %11.3 değer kaybı yaşadı.

Borsalardaki hızlı düşüşün en önemli sebeplerinden biri, 1976 yılında Mark Rubinstein ve Hayne Leland tarafından geliştirilen bilgisayar programıydı. Bu program, portföy yöneticisinin, hisse senetlerini satması gerekmeden, portföyün hisse senedi fiyatlarının düşmesi nedeniyle yaşayabileceği kayıpları sınırlamayı amaçlıyordu. Bu program bu dönemde belirli zarar hedeflerinin tutturulduğunda hisse fiyatlarını düşürerek yaşanacak zararı minimumda tuttu. Ancak atlanılan bir durum vardı. Bu da programa dayalı satışların bir domino etkisine dönüşmesi ve bu domino etkisinin artmasıyla panik satışlarının da hızlanmasıydı. Bireysel yatırımcılarında düşüşten daha az etkilenmek için hisselerini satmaya başlaması, önü alınamayacak bir düşüşü gerçekleştirmiş oldu.

 

Tekrar Yaşanabilir mi?

Teknik açıdan böyle bir düşüşün tekrar yaşanmayacağını söylemek kesinlikle imkansızdır. Ancak borsalarda bu denli hızlı düşüşlerin önüne geçilmek için bazı teknikler geliştirilmiştir. Bu tekniklerin en başında devre kesici gibi panik satışların önüne geçecek mekanizmalar vardır. S&P 500 bir işlem günü içinde %7’den fazla düşerse, işlemler 15 dakika boyunca durdurulur ve yeniden başlatılır. Buna Seviye 1 devre kesici denir. Piyasa daha da düşerse ve günlük açılıştan farkı %13’e ulaşırsa tekrar durdurulur. Buna ise Seviye 2 devre kesici denir. 15 dakikalık bir aradan sonra işlemler yeniden başlatılır. Fiyattaki düşüş piyasa açılışına kıyasla %20 seviyesine ulaşırsa işlemler günün geri kalanı için durdurulur. Buna Seviye 3 devre kesici denir.

Ancak devre kesici sistemler dahi borsalardaki düşüşü önleyemez sadece hızını yavaşlatır. Bunun en güzel örneği Covid-19 etkisiyle borsalar üzerinde negatif yönlü büyük bir baskı ile karşılaştığımız 2020 ilk çeyreğini verebiliriz. Ülkemizde de var olan devre kesici sistem, %20’lik devre kesme oranından bu süreçte %10 ‘a , ancak bu devre kesme oranı hisselerdeki hızlı düşüşün önüne geçememiş, özellikle havacılık sektörü bu süreçte negatif etkilenmiştir.  Küresel bir krize yol açan Covid-19 salgını da Kara Pazartesi gibi ülke ekonomilerinin ne kadar içiçe geçtiğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

 

Kara Pazartesi ve Diğer Çöküşlerden Alınacak Dersler Nelerdir?

Bu noktada en işe yarayacak önlemlerden biri planlı bir yatırım yaparak alım-satım stratejisi oluşturmak olarak düşünebiliriz. Piyasa çöktüğünde ve birçok yatırımcı panik satışı yaptığında, sakin, rasyonel kalmak ve duygusal kararlar almaktan kaçınmak önemlidir. Uzun vadeli bir yatırım planı veya alım satım stratejisi oluşturmak, dürtüsel kararlar vermenizi engelleyeceğinden çok önemlidir.

Dikkate alınması gereken diğer bir durum ise zarar-kes olarak kabul edilebilir. 1987 yılında domino etkisi yaratan program tabanlı zarar-kes aslında doğru planlandığında yatırımcı lehine olan bir stratejidir. Ani ve yıkıcı düşüşlerde zararı minimumda tutmayı amaçlar.

Yatırım yaparken, borsa veya diğer yatırım araçlarındaki ani değer kayıplarından en az zararla etkilenmenin bir diğer yolu ise portföy çeşitliliğinin doğru ayarlanmasına dikkat edilmesidir.

Geçmiş borsa çöküşleri incelendiğinde, bu yıkıcı borsa çöküşlerinin hep kısa süreli olduğunu ve ekonomik olarak piyasaların daha sonrasında toparlanma eğilimine girdiğini kolayca görebiliriz.

 


1915 ve 2020 yılları arasında Dow Jones Endüstri Ortalaması’nın performansı

 

Diğer Kara Pazartesiler…

Büyük Buhran (1930)

Birinci Dünya Savaşı sonrasında şirketlerin ekonomik olarak ayakta kalabilmeleri adına birleşmeleri ve tekelleşmeleri, sınırlı sayıda holding tarafından ekonominin neredeyse yarısının yönetilmesi ABD’de krizin patlak vermesinin ilk sebebiydi. Bununla birlikte, banka yapılanmalarında yaşanan problemler de Buhranın yaşanmasının diğer bir sebebiydi.

Subprime Mortgage Krizi (2008)

ABD konut balonunun patlamasının ardından borsalar çökmeye başladı. Bu çöküşün sonucunda, 2000’lerin sonu ve 2010’ların başında Büyük Durgunluk yaşandı.

Covid-19 Pandemik Krizi (2020)

Koronavirüs pandemisi ve petrol fiyatı savaşıyla körüklenen bu çöküş Büyük Durgunluk’tan bu yana ABD borsası için en kötü gündür. Bu tarihte, 2008’den bu yana en büyük tek günlük düşüş yaşandı.

 

Emeklilik Yatırım Fonları Performans Raporu Özet

COVİD-19’un bireysel emeklilik sisteminde de etkili olduğu görülmektedir. 2019 yılı bireysel emeklilik sisteminde en çok geri dönüşün yaşandığı yıl olmuştu. Daha önceki dönemlerde bireysel emeklilikten çıkış yapan katılımcıların yüzde 16’sının 2019 yılında tekrar sisteme dahil olduğu görülmüştü. Bu oran daha önceki yıllarda yüzde 8 civarındaydı. Bu hızlı ivmenin ardında bireysel emeklilikteki yüksek getirilerin yer aldığını söylemek yanlış olmaz. Ancak, 2020 yılı ilk altı ayında salgının tırmanışa geçmesi ile beraber bireysel emeklilik sistemindeki katılımcı sayısında düşüşler yaşandı. Bu düşüşlerin ardında yatan nedenler incelendiğinde sebebin sistemden çıkıştaki hızlanma değil, yeni girişlerdeki düşüş olduğunu tespit ediyoruz. Emeklilik şirketlerinin sisteme yeni katılımcı edindirmek üzere sürdürdükleri faaliyetlerin, özellikle yüz yüze görüşmelerin yapılamamasının bu düşüşte önemli etkisi olduğu düşünülmektedir. Öte yandan, içinden geçtiğimiz dönemin kişilerin tüketim ve harcama alışkanlıklarını değiştireceği ve önümüzdeki dönemlerde birikime verilen önemin artacağı düşünülmektedir. Ülkemizde insanların bu birikimlerini yönelteceği en önemli alanlardan birisinin bireysel emeklilik sistemi olacağı söylenilebilir.

1-Bireysel emeklilik sisteminin makro görünüşü

2020 Haziran ayı sonuna bakıldığında BES yaklaşık 6,8 milyon kişi ve 138,9 milyar TL’si gönüllü BES, 5,5 milyon kişi ve 9,9 milyar TL’si OKS (otomatik katılım sistemi) olmak üzere toplamda 148,8 milyar TL’lik portföy büyüklüğüne ve yaklaşık 12,3 milyon katılımcıya ulaşmıştır. 2019 sonuna göre kıyaslandığında gönüllü BES katılımcı sayısında azalma görülürken, otomatik katılım sistemindeki kullanıcı sayısında artış gözlemlenmiştir. Günümüzü 2012 yılıyla kıyasladığımızda, BES’e devlet katkısının gelmesiyle birlikte portföy büyüklüğü yaklaşık 7 kat büyümüş, katılımcı sayısı da 2 kat artmıştır.

Tarih Portföy Büyüklüğü (TL) Artış Oranı (yüzde) Katılımcı Sayısı Artış Oranı (yüzde)
31.12.2012 20.342.723.283 3.128.130
31.12.2013 26.362.540.163 29,6 4.153.055 32,8
31.12.2014 38.029.205.201 44,3 5.092.871 22,6
31.12.2015 48.211.017.130 26,8 6.039.300 18,6
31.12.2016 60.689.974.188 25,9 6.627.025 9,7
31.12.2017 77.849.252.427 28,3 6.922.615 4,5
31.12.2018 88.529.206.058 13,7 6.875.886 -0,6
31.12.2019 119.447.587.200 34,9 6.871.131 -0,07
30.06.2020 138.874.031.950 16,3 6.837.292 -0,49

Tablo – Gönüllü BES Portföy Büyüklüğü ve Katılımcı Sayısı

2-Emeklilik yatırım fonlarının performans analizi

Emeklilik yatırım fonlarının performans analizinde öncelikle Gönüllü BES fonları incelenmiştir.

Bu kısımda fonların kategori ayrımı dikkate alınarak getirilerinin kıyaslanması ve kategori ayrımına başvurmadan fonların ağırlıklı ortalama getirileriyle diğer farklı yatırım araçlarının karşılaştırılması yapılmıştır.

Gönüllü BES fonlarının getirileri üzerine yapılan ve son 10 yılı, 5 yılı ve 2020 ilk 6 ayı kapsayan performans analizi ise 3 alt başlığı kapsamaktadır. Bunlar;

  • Fonların ortalama net getirileri ile tüketici fiyat endeksi (TÜFE) kıyaslaması
  • Mevduat faizleri ve borsa endeksleri kıyaslaması
  • Fonların karşılaştırma ölçütleriyle getiri kıyaslamasıdır.

OKS fonlarının getirilerinin performans analizinde ise, bu fonlar yeni kurulduğu için kurulduğu tarihten itibaren dikkate alınarak TÜFE ile kıyaslanmıştır.

İlginizi çekebilir: Para Tasarrufu Yapmak İçin Pratik 8 İpucu

Emeklilik Yatırım Fonlarının Getirilerinin TÜFE ile Karşılaştırılması

Uzun ve kısa vadeli getiriler incelendiğinde, Gönüllü BES emeklilik fonlarının ağırlıklı ortalama net getirilerinin BES başladığı tarihten itibaren, son 10 yıllık dönemde, son 5 yıllık dönemde, 2020 ilk 6 aylık dönemde TÜFE’ye göre sırasıyla yüzde 313, yüzde 100, yüzde 59 ve yüzde 7,5 puan daha yüksek getiri sağlamıştır. Bu verilere göre Gönüllü BES emeklilik fonlarının net getirilerinin enflasyona yenilmemiştir.

OKS emeklilik fonlarının TÜFE’ye karşı durumu incelendiğinde ise başlangıçtan bugüne yüzde 6,9 ve 2020 ilk 6 aylık döneminde yüzde 1 olmak üzere TÜFE’ye karşı üstünlüğü gözlemlenmiştir. Kategori bazında yapılan değerlendirmelere göre de, OKS fonlarının değişken katılım, standart katılım ve standart kategorilerinde TÜFE’nin üzerinde performans gösterdiği, fakat başlangıç katılım fonları ve başlangıç fonlarının ise TÜFE’nin altında seyrettiği gözlemlenmiştir.

Emeklilik Yatırım Fonlarının Getirilerinin TÜFE ile Karşılaştırılması

Emeklilik yatırım fonlarının getirilerinin kategori bazında incelenmesi

Başlangıçtan itibaren, son 10 yıllık dönemde, son 5 yıllık dönemde ve 2020’nin ilk 6 aylık döneminde:

  • En yüksek getiriyi kamu dış borçlanma fon kategorisi ve en düşük getiriyi standart ve para piyasası fonları sağlamıştır. Tüm kategorilerde TÜFE’nin üzerinde getiriler gözlemlenmiştir (başlangıçtan itibaren).
  • En yüksek getiriyi kamu dış borçlanma araçları fon kategorisi ve en düşük getiriyi ise kamu borçlanma araçları fonları kategorisi getirmek üzere; hisse senedi, borçlanma araçları, kamu dış borçlanma araçları, katılım ve para piyasaları kategorilerinin ağırlıklandırılmış ortalama net getirileri TÜFE’nin üzerinde seyretmiştir (son 10 yıl).
  • En yüksek getiriyi kıymetli maden kategorisi ve en düşük getiriyi standart ve kamu borçlanma fonları kategorisi getirmek üzere; katılım, kamu dış borçlanma araçları, hisse senedi ve kıymetli maden fon kategorileri TÜFE’nin üzerinde getiri sağlamıştır (son 5 yıl).
  • Son 6 aylık döneme baktığımızda ise; en yüksek getiriyi kıymetli maden kategorisi, en düşük getiriyi ise hisse ve para piyasa fonları sağlamıştır.

İlginizi çekebilir: Çocuğum İçin Birikim Yapmanın Yolları

Emeklilik Yatırım Fonlarının Getirilerinin Mevduat Faiziyle Karşılaştırılması

Emeklilik fon getirilerinin mevduat faiz oranları ile karşılaştırılmasına göre; fonların net getirisi mevduat faiz oranları ile kıyaslandığında, tüm dönemlerde ağırlıklı ortalama fon getirilerinin mevduat faizlerinin üzerinde olduğu görülmektedir. 2020 yılının ilk 6 ayını incelendiğinde ise, fonların mevduattan yüzde 9,4 fazla getiri sağladığı gözlemlenmiştir.

Ayrıca tüm dönemler (başlangıç, son 10, 5 yıl) için hisse senedi emeklilik fonları birikimli ağırlıklandırılmış ortalama net getirileri, BIST-100 fiyat Endeksi ile karşılaştırıldığında daha yüksek getiri elde ettikleri bulunmuştur.

  Fonların Ağır. Ortalama Getirisi

(yüzde)

Mevduat, Net (yüzde)
Başlangıçtan İtibaren 638% 580%
Son 10 yıl 253% 143%
Son 5 yıl 133% 75%
2020/6 aylık 13% 4%

İlginizi çekebilir: 3 Adımda Finansal Hedefler Nasıl Belirlenir?

Emeklilik Yatırım Fonlarının Getirilerinin Karşılaştırma Ölçütleriyle Kıyaslanması

BES fonlarının kategori bazında 2020 yılının ilk 6 aylık ağırlıklandırılmış brüt getirileri karşılaştırma ölçütleriyle kıyaslandığında: Başarı oranı en yüksek kategoriler katılım, kıymetli maden ve kamu dış borçlanma fonları olmuştur. Ayrıca karşılaştırma ölçütünün getirisinden daha düşük getirisi olan fon kategorisi de bulunmamaktadır.

Fon Kategorisi Fonların 2020/6 Aylık Brüt Getirisi (yüzde) Karşılaştırma Ölçütlerinin 2020/6 Aylık Brüt Getirisi (yüzde) Fark (yüzde) Başarı Oranı (yüzde)
Toplam 14,7 13,0 1,7 77%
Borçlanma Araçları Fonları 10,8 9,7 1,0 83%
   Kamu Borç. Araç. Fonları 8,3 7,2 1,1 81%
   Kamu Dış Borç. Araç. Fonları 13,5 12,6 0,9 86%
Hisse Senedi Fonları 4,2 1,7 2,5 64%
Değişken & Karma Fonlar 6,8 5,5 1,2 80%
Kıymetli Maden Fonları 35,9 33,3 2,5 88%
Katılım Fonları 29,2 25,5 3,8 95%
Para Piyasası Fonları 5,0 5,0 0,0 31%
Standart Fonlar 7,6 6,8 0,8 75%

 

Çocuğum İçin Birikim Yapmanın Yolları

Çocuğum acaba sağlıklı mı doğacak? Kız mı erkek mi olacak? Amaaan! Sağ salim doğsun da kızmış erkekmiş, farketmez… Derken dört gözle beklediğiniz yavrunuz dünyaya geldi. Peki ya sonra? Ebeveyn olmak kolay değil! Şimdi de çocuğunuzun eğitim masrafları için, iyi bir finansal geleceği için sıra geldi; acaba çocuğum için tasarruf ya da çocuğum için birikim yapayım mı? sorularına. Peki, çocuklar için yatırım/birikim yapmaya ne zaman ve nasıl başlanmalı?

Çocuğum İçin Yatırım Yapmaya Ne zaman Başlamalıyım?

Evet çocuğunuz gözünüzün önünde günden günde büyüyor ve siz eğitimi, geleceği için bir şeyler yapmak istiyorsunuz ve ne yapıp ne yapmayacağına da kendisine ait parayla, hesapla yapmasını istiyor olabilirsiniz. Evet bunun için birden fazla imkan var; Örneğin çocuğunuza tasarruf hesabı açabilirsiniz, ya da bireysel emeklilik sistemine katılabilirsiniz. Bunlardan farklı olarak, uzun vadeli yatırım fonlarına da yönelebilirsiniz. Peki tamam, birçok yol var ama yatırım yapmaya ne zaman başlanmalı? Belli bir zaman söylemek kesin cevap olmaz, ama ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi. Atalarımızın da dediği gibi: “erken kalkan yol alır”

Çocuğum İçin Yatırım Yapmaya Ne zaman Başlamalıyım

İlginizi çekebilir: 3 Adımda Finansal Hedefler Nasıl Belirlenir?

Çocuğum İçin Birikim-Tasarruf Hesabı

Birçok banka, “çocuğum içim birikim yapmak istiyorum” diyen ebeveynler için çocuk vadeli hesabı, altın hesabı, vadeli kumbara gibi farklı isimlerde ve türlerde çocuk tasarruf hesapları sunar. Bu hesaplarda genel olarak mantık benzerdir. Bankadan bankaya değişmekte olan en az x en fazla x yıl vade süresine ve bütçenize göre aylık belli oranlarda birikim yapabilirsiniz. Üstelik bankaların hediye kumbara kampanyası yardımıyla, çocukların yatıracağı parayı kumbarada biriktirmesi de, çocuğunuzu birikime ayrıca teşvik etmekte. Her ay 50 TL birikim yapıldığını düşündüğünüzde (bankadan alacağınız karı ve faizi saymasak bile) çocuğunuzun 18. doğum gününde ne kadar parası olacağını hayal edin. Eğer altın her zaman iş görür diyorsanız, doğumda takılan küçük altınlarla başlayarak çocuğunuza altın hesabı da açabilirsiniz. Bu hesaplar, genelde ebeveynlerle ortaktır ve çocuklara iyi bir finansal geleceğin yanında bayram harçlıklarından oyuncak almak yerine tasarruf yapmayı ve para yönetimini öğretir. Belli bir yaşa geldikleri zaman ise, üniversite masrafları gibi ihtiyaçlar için değişen limitlere göre çocuklara bu hesaptan para çekme hakkı doğar. Belli bir limit seçeneğinin olması, ebeveynlerin aklındaki “acaba aşırı para harcar mı?” sorusunu cevaplar niteliktedir. Ayrıca ortak hesap olduğu için de, ebeveynler sık sık harcamaları kontrol edebilirler. Bu hesapların olumsuz yönü ise biriken miktarın çekilmesi için vade süresinin beklenmesi gerektiğidir. Tasarruf hesaplarından ayrı olarak bazı bankalar değişken fonlar adı altında çocuklara özel yatırım fonu hesabı seçeneği de sunmaktadır. “ Çocuğum için tasarruf hesabı acaba hangi bankada açsam” gibi sorulara cevap bulmak istiyorsanız, tek tek bankaların sitelerini inceleyerek, her bankayla iletişime geçmelisiniz.

Çocuğum İçin Birikim-Tasarruf Hesabı

İlginizi çekebilir: Faiz Oranlarındaki Değişimin Yatırımlara Etkisi

Çocuğum için Bireysel Emeklilik sistemi

BES yani Bireysel Emeklilik Sistemi, çalışma yıllarınızdaki refah hayatınızı devam ettirmek için oluşturulmuş tasarruf sistemidir. Devlet desteğinin başlamasıyla birlikte de her geçen gün bu sistemdeki katılımcı sayısı artmaktadır. Peki ya çocuklarımız için? İşte Çocuğum için birikim hesabından başka ne yapabilirim diyorsanız, en iyi yöntemlerden biri de, bireysel emeklilik sistemdir. Siz anne babaların kendi adınıza açacağınız BES hesabında çocuklarınız için birikim yapabilirsiniz. Burada; borçlanma araçları, kıymetli madenler (altın, gümüş), borsa işlemleri gibi yatırım araçları ile katkı paylarınızı değerlendirerek çocuklarınızın geleceğini garanti altına alabilirsiniz. Çocuklarım için tasarruf yolunda; altın, mevduat, tasarruf hesaplarından ayrı olarak bir de bireysel emeklilik sistemi eklendi. Artık rahat bi oh bee! Artık çocuğum için tasarruf yolları aramaya gerek yok deyip, arkanıza yaslanabileceksiniz.

Çocuğum için Bireysel Emeklilik sistemi

Yatırımla ilgili daha fazlası için İyi Gelir sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Ağustos Ayında Gerçekleşen Yatırımsal Gelişmeler

 

 

Faiz Oranlarındaki Değişimin Yatırımlara Etkisi

Yatırım konusunda faiz oranları her zaman etkili olmuştur ve yatırımcılar, faiz oranlarındaki değişiklikleri her zaman takip etmelidir. Peki faiz oranlarındaki değişimler yatırımları nasıl etkiler?

Faiz Nedir?

Faiz oranları ekonominin en temel verilerindendir. Faiz, paranın zaman değeridir. Bir başka deyişle paranın kirasıdır. Ödünç alınan ya da verilen paranın, vadesine göre anaparaya eklenen getirisine faiz denir. Faiz paranın fiyatı olup tasarruf edenlerin enflasyon karşısında satın alma güçlerini korumaya yardım eder. Bu sayede tasarruf fazlası olanların tasarrufları, yatırım yapmak isteyenlere borç verilir. Bu yatırımlar istihdam ve üretimi arttırır. Ülke ekonomisi büyür. Refah seviyesi artar.

faiz nedir

Nominal Faiz Oranı

Nominal faiz anaparanın yatırımın başlangıcından sonuna kadar geçen sürede kazandığı değer farkı olarak tarif edilebilir.

Nominal faiz oranı iki temel bileşenden oluşur: Reel faiz oranı ve beklenen enflasyon oranı.

Piyasada anılan faiz oranları (nominal faiz oranı) yatırımcının zaman süresince ne oranda faiz kazanacağını gösterirler. Yatırımcının yatırım süresi sonunda gerçekte ne oranda kazanacağı (reel faiz oranı) geçen sürede yaşanan enflasyona bağlıdır.

Eğer;

  • Fiyatlar nominal faiz oranı kadar artarsa yatırımcı bu sürede kazanç elde edememiş demektir.
  • Fiyat seviyesi bu sürede hiç artmazsa yatırımcı gerçek kazancı nominal faiz kadar olur.
  • Hatta fiyat genel seviyesi azalma eğilimindeyse (deflasyon) yatırımcının gerçek kazancı nominal faiz oranından yüksek olur.
  • Bir diğer yandan enflasyon oranı nominal faizden yüksekse yatırımcı gerçekte zarar etmiş olur.

Nominal faiz, enflasyon ve reel faiz arasındaki ilişkiyi şu şekilde formüle edebiliriz:

Reel Faiz = ((1+Nominal Faiz)/(1+Beklenen Enflasyon))-1

İlginizi çekebilir: Yatırım Fonları Performans Raporu Özeti – Haziran 2020

Faiz Oranlarındaki Değişimin Ekonomiye Etkileri

Faiz oranlarındaki artış veya azalma ekonomiyi ve dolayısıyla piyasaları olumlu veya olumsuz olarak etkilemektedir. Faiz indirimi genel olarak, ekonominin hareketlenmesi ve borçlanma araçlarına ilginin azalması için uygulanır. Faiz oranlarındaki artışsa; ülkeye sıcak para girişini sağlamak ve Türk Lirasının değerini arttırmak için uygulanır. Faizlerin azalması durumunda;

  • Yurtiçi tasarrufların azalması beklenir.
  • Kredi faizleri azaldığı için tüketim ve üretime dayalı yatırım artabilir.
  • Ekonomik büyümenin hızlanması beklenir.
  • İstihdam artar, işsizlik oranı düşer.
  • Türk Lirası, Euro ve Dolar karşısında değer kaybedebilir. Ülkeden döviz çıkması beklenir.

Faiz artışı durumunda;

  • Ülkeye döviz girer, yerli paranın değer kazanması beklenir.
  • Yurtiçi tasarrufların artması beklenir
  • Kredi faizleri arttığı için tüketim ve üretime dayalı yatırım azalabilir.
  • Ekonomik büyüme yavaşlar.
  • İşsizlik oranı artar.
  • Şirketler yatırıma kaynak ayıramadığı (büyüme planı) için hisse senetlerinde düşüş yaşanabilir.
  • Yabancı yatırımların azalması beklenir.

Faiz Oranlarındaki Değişimin Yatırıma Etkileri

İlginizi çekebilir: Ağustos Ayında Gerçekleşen Yatırımsal Gelişmeler

Faiz Oranlarındaki Değişimin Enflasyon, İşsizlik Ve Büyümeye Etkileri

Faiz indirimi veya faiz artışı, faiz oranlarındaki değişiklikler ekonomiyi iyi ya da kötü şekilde etkilemektedir. Bu etkilerden en önemlileri enflasyon, işsizlik ve büyümedeki değişimlerdir.

Enflasyon

Faiz oranlarındaki artışın, enflasyonun artmasını durdurması beklenir. Çünkü; bankalar para toplamak için yüksek faiz uygulayarak, harcama eğilimi yerine yatırımcıların mevduata yönelmesini sağlayarak, tüketimde azalma ve bunun sonucu olarak ta talepte azalma olur. Böylece enflasyon da düşmüş olur. Faiz indirimi ise, tüketimi arttıracağı için enflasyona ters etki yapar.

İşsizlik

Faiz oranlarındaki artış; ekonomideki hareketliliği, tüketimi azalttığı ve bunun sonucunda üretimin de azalabileceği gerçeğini düşünürsek işsizlik, bu artıştan yüksek oranda olumsuz etkilenir.

Büyüme (Kalkınma)

Yatırımların düşmesinden dolayı, büyümede tam tersi, düşüş görülür. Faiz oranındaki yüksek maliyetler, yatırımcıyı vazgeçirebilir. Bu nedenle üretim ve büyüme düşer.

Faiz Oranlarındaki Değişimin Enflasyon, İşsizlik Ve Büyümeye Etkileri

İlginizi çekebilir: Emekliliğe Giden Yolda Gücünüzü Arttırmanın 5 Yolu!

Faiz Oranlarındaki Değişimin Yatırımlara Etkisi

Peki, faiz oranları yatırıma nasıl etki eder? Faiz oranlarının artması veya azalması yatırımcıları olumsuz ya da olumlu etkilemektedir. Yatırımcılar faiz indirimi veya faizlerin artmasına karşı her zaman planlı olmalıdırlar. Bu yüzden iyi bir yatırım planı getirinizdeki olası kayıpları azaltabilir. Faiz oranları arttığında;

  • Türk Lirasının değeri, Dolar ve Euro karşısında artar.
  • Mevduat hesapları yatırımcılar için cazip hale gelir.
  • Tüketim, üretim ve üretime dayalı yatırımlar azalacağı için şirketlerin değerlerinde azalma beklenir. Dolayısıyla hisse senetlerinin değerlerinde düşüş olabilir.
  • Tahvil, bono gibi sabit gelirli menkul kıymetlerin değerlerinde azalma beklenir.

Faiz oranları azaldığında, faiz indirimi durumunda;

  • Türk Lirasının değeri, Dolar ve Euro karşısında azalır. Dolayısıyla yatırımcılar dövize yatırımı tercih edebilir.
  • Mevduat hesapları cazibesini kaybeder.
  • Tüketim, üretim ve üretime dayalı yatırımlar artacağı için şirketlerin değerlerinde artma beklenir. Dolayısıyla hisse senetlerinin değerlerinde yükseliş olabilir.
  • Tahvil, bono gibi sabit gelirli menkul kıymetlerin değerlerinde artma beklenir.

Faiz Oranlarındaki Değişimin Piyasalara Olası Etkileri

Faiz indirimi veya faiz artışı gibi değişimlerden olumsuz etkilenmemek ve fırsatları kaçırmamak için İyi Gelir ile hemen başlayın.

Emekliliğe Giden Yolda Gücünüzü Arttırmanın 5 Yolu!

Emekliliğe giden yolda beden gücünüzle birlikte finansal gücünüzü arttırmalısınız ki, emeklilik yıllarınızı huzurlu geçiresiniz, bol bol seyahatlere çıkasınız. Bu yüzden de iyi bir emeklilik planlaması yapmalısınız.

Devlet Katkılarından En İyi Şekilde Yararlanın

Ülkemizde Bireysel Emeklilik Sistemi’nde devlet katkısı bulunmaktadır. Zorunlu sigorta sistemini tamamlayıcı emeklilik sistemi olarak düşünülen Bireysel Emeklilik Sistemi, 4632 sayılı kanunu uyarınca yürürlüğe girmiştir. 2013 yılında çıkan bir kanunla da bireysel emeklilik sistemi devlet tarafından desteklenmeye başlanmıştır. Nasıl mı? Belli şartlara göre değişmekle beraber devlet, bireysel emeklilik katkı hesabınıza yatırdığınız miktarın yüzde 25’ini sizin hesabınıza emeklilik teşviki olarak yatırmaktadır. Örneğin; her ay 400 TL yatırıyorsanız, 100 TL de devlet yatırır. Bu durum göz önüne alınınca; geleneksel emeklilik maaşınızın yanında mutlaka bireysel emeklilik sistemi hesabınız olmalı ve devlet teşviklerini takip etmeli ve belirli aralıklarla emeklilik fonlarınızı kontrol etmelisiniz.

Devlet Katkılarından En İyi Şekilde Yararlanın

İlginizi çekebilir: Yatırım Fonları Performans Raporu Özeti – Haziran 2020

Yatırım Seçeneklerini Gözden Geçirin

Emeklilik planlaması için, belki de en önemli konu BES yatırım fonlarıdır. Emeklilik planınıza göre uygun yatırım fonlarınızı seçmelisiniz. BES fonlarında, para piyasası fonları gibi düşük, kamu dış borçlanma fonları gibi orta ve hisse senedi fonları gibi yüksek riskli olmak üzere risk skalaları bulunmaktadır. Bu risk skalalarından hangilerinin sizler için uygun olduğuna karar vermelisiniz. Eğer emeklilik yıllarınıza epey bir süre varsa, yüksek riskli fonlardan başlayabilirsiniz. Emekliliğiniz yaklaştıkça da risk seviyeleri daha düşük fonlara geçebilirsiniz (fon dağılımınızı yılda 6 defadan fazla değiştiremeyeceğinizi unutmadan).

Yatırım Seçeneklerini Gözden Geçirin

İlginizi çekebilir: Emekliliği Sabote Etmenin 5 Yolu!

Sosyal Güvenlik Derecenizi Arttırın

Genel olarak ülkemizi düşündüğümüzde, zorunlu sigorta sistemi tarafından verilen emeklilik maaşları refah bir emeklilik hayatı için yetmemekte. Bu yüzden çalışma hayatınız boyunca daha uzun ve çok çalışarak sosyal güvenlik derecenizi arttırmaya çalışın (üst gösterge, tavan aylık). Bireysel emeklilik sistemi için de aynı durum geçerli. Daha uzun yıllar ve daha çok katkı payı yatırarak emeklilik kazancınızı arttırabilirsiniz. Ayrıca gücünüz yettiğince de daha uzun süre çalışarak bireysel emeklilik sistemindeki parayı biriktirebilirsiniz, yani bireysel emeklilik sisteminden daha geç ayrılabilirsiniz. Eğer eşiniz ev hanımıysa, isteğe bağlı sigorta yaparak emekliliğinizde, emekli maaşını 2’ye de çıkartabilirsiniz. Kendi eğitiminize, yeteneklerinize de yatırım yaparak emeklilikten sonra yarı zamanlı çalışmaya devam ederek, ya da küçük bir işletme açarak musluğun ağzını tamamen kapatmamış olursunuz.

Sosyal Güvenlik Derecenizi Arttırın emeklilik

İlginizi çekebilir: Emeklilik Planlaması: Başarılı Bir Emeklilik İçin 5 İpucu!

İş Veren Katkılı Grup Emeklilik Planını Kontrol Edin

İş veren katkılı grup emeklilik planlaması, işverenler tarafından çalışanları adına, sisteme katkı payı olarak ödenen miktardır. Ödenen miktar; maaşa, işletme gelirine göre değişmekle beraber herkese eşit olarak da dağıtılabilir. Bireysel emeklilik sistemi içerisindeki bu sistem ile; bireysel emeklilik sistemi katkınız iş vereniniz tarafından ödenmiş olacak. Bir nevi emeklilik teşviki gibi düşünebilirsiniz.  Ayrıca kendiniz de bireysel emeklilik hesabı açarak ekstra katkı sağlayabilir hatta hesapları birleştirebilirsiniz. Böylece emeklilik planlaması yaparken kara kara düşünmenize gerek kalmayabilir.

İş Veren Katkılı Grup Emeklilik Planını Kontrol Edin

Profesyonel Yardım Almaktan Çekinmeyin

Emeklilik planlaması yaparken hata yaptığınızı düşünüyorsanız, kaygılanmanıza gerek yok. Nobel ödüllü algoritmaya sahip İyi Gelir ile emeklilik planınızın olduğu şirketi seçin. Yatırımcı davranışınıza (korumacı, dengeli, hırslı, hareketli) ve bütçenize göre seçimlerinizi yaptıktan sonra, hem görsel olarak hem de rakamlarla BES fonlarına yüzdelik dağılımları görebilirsiniz.

iyi gelir ile bes

iyi gelir ile emeklilik

Daha fazla beklemeyin ve İyi Gelir ile hemen başlayın.

 

Emekliliği Sabote Etmenin 5 Yolu!

Emeklilik için para biriktirmiyor veya yatırım yapmıyorsanız, emeklilik maaşınızın ne kadar olacağı hakkında hiçbir fikriniz yoksa, kısacası herhangi bir emeklilik planınız yoksa, emekliliğinizi çok güzel sabote ettiğinizi söyleyebiliriz. Peki emekliliğinizi sabote etmemek için, emeklilik hataları yapmamak için neler yapılmalı? İşte en çok yapılan emeklilik hataları.

1. Emeklilik Planlarına Geç Başlamak

Emeklilik planına geç başlamak, emeklilik hataları arasında en sık rastlananıdır. Emeklilik için harcanmayan ve kenara konmayan her para, aleyhe işleyen zaman gibidir. Bu durumu, enflasyon oranını ve maaşı sabit düşünerek, basit iki örnekle açıklayacak olursak; Hasan’ın yılda 60.000 TL kazandığını düşünelim. 25 yaşından itibaren yıllık kazancının yüzde %10’unu emeklilik fonlarına yatırdığını ve 65 yaşında emekli olduğunu düşünürsek, emekli olacağı zaman emeklilik hesabında 240.000 TL olacak. Mehmet’in maaşının ise yıllık 70.000 TL olduğunu ama bunun %10’unu emeklilik fonlarına aktarmaya 35 yaşında başladığını düşünelim. 65 yaşına geldiği zaman emeklilik fonunda sadece 210.000 TL birikmiş olacak. Mehmet’in maaşı, Hasan’ın maaşından yüksek olmasına rağmen, emeklilik planlamasına geç başladığı için her ikisi de 65 yaşına geldiği zaman Hasan’ın emeklilik fonunda daha çok para birikmiş olacak. Bu yüzden emeklilik hataları arasında en sık rastlanan emeklilik planına geç başlama yanlışını yapmamaya özen gösterelim.

Emeklilik Planlarına Geç Başlamak

İlginizi çekebilir: Emeklilik Planlaması: Başarılı Bir Emeklilik İçin 5 İpucu!

2. Katkılardan ve Devlet Teşviklerinden Yararlanmamak

Devlet teşviklerinden ve katkılardan en iyi biçimde yararlanmamak (gerek sistemleri tam anlayamamaktan gerekse tam olarak inceleme yapmamaktan dolayı) emeklilik hataları arasında sık rastlanan hatalardandır. Bu duruma bireysel emeklilik sisteminden örnek verecek olursak, 2012 yılından sonra çıkarılan kanuna göre bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı payının %25’ini devlet teşvik olarak yatırmaktadır. Ayrıca ne kadar çok katkı yaparsanız da o kadar çok bu teşvikten yararlanabilirsiniz. Sadece bu örnek bile durumu açıklamaya yetiyor.

bir diğer emeklilik hataları Katkılardan ve Devlet Teşviklerinden Yararlanmamak

İlginizi çekebilir: Çocuklara Yatırımı Öğretmenin 6 Yolu!

3. Yatırımda Çeşitliliğe Önem Vermemek

Birçok emekli adayı, emeklilik planları arasında varlıklarını büyütmekten ziyade, varlıklarını korumaya yönelmekteler. Böyle olunca da varlıklarını değerlendirememekteler. Belki de varlıkları enflasyona karşı eriyip gitmekte. Birikimlerinizi mevduat hesapları gibi güvenli yatırım araçlarında değerlendirmek isteyebilirsiniz. Fakat uzun vadede mevduat hesapları, emeklilikten beklediğiniz refahı karşılayamayabilir. Emeklilik yaşlarınıza yaklaştığınızda ya da emekli olduğunuzda, bu tür yatırım araçlarını değerlendirebilirsiniz. Ama emekliliğe uzun yıllar varsa, portföyünüzü çeşitlendirerek, uzun vadeli yatırım planlarıyla daha çok riskle orantılı olarak getirisi de yüksek olan yatırım araçlarını tercih etmelisiniz. Genç yaşlarda riski telafi edebilirsiniz. Bu yüzden varlıklarınızın yüzdece fazla olanını, daha yüksek riskli yatırım araçlarında bulundurun. Emekliliğiniz yaklaştıkça bu yüzdeyi düşürebilirsiniz.

Güvenli-Tutumlu Yatırımlar Yapmak (Yatırımda Çeşitliliğe Önem Vermemek)

İlginizi çekebilir: Nasıl Emekli Olurum? BES ile İlgili Tüm Soruları Cevapladık

4. Yüksek Maliyetli Yaşam Tarzı

Emeklilik hataları arasında yapılan sık hatalardan biri de gereksiz harcamalar ve lüks yaşamdır. İstanbul gibi metropol bir şehirde yaşıyorsanız, tabi ki yüksek maliyetlerden kaçamazsınız. Ama elinizden gelenin en iyisini de yapmalısınız. Refah bir emeklilik hayatı için olabildiğince tasarruflu yaşamalısınız. Yani tabiri caizse dişinizden tırnağınızdan arttırmalısınız. Özellikle gençlik yıllarında; sıfır kilometre arabalar, tek başına ev kiralamalar, tatiller, gezmeler, sıfır mobilyalar derken gereksiz maliyetler yapılabilmektedir. Tabi ki arabanız, eviniz, mobilyanız olacak ve gezeceksiniz ama bunun yerine ikinci el arabalar veya mobilyalar alıp, evinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Bu şekilde kenara para koyduğunuzu ve bireysel emeklilik hesabınıza katkı yaptığınızı düşünün. Refah bir emeklilik uzakta değil. Avucunuzun içinde. Ayrıca bu tür harcamalar çoğu zaman borçlanmayı da beraberinde getirdiği için yine sık yapılan emeklilik hataları arasında olan, “borçlanmaya dayalı yaşam tarzı” çukuruna düşmeniz an meselesi.

Yüksek Maliyetli Yaşam Tarzı

5. Profesyonel Tavsiye Almama

Aslında iyi bir emeklilik planı yapmak ya da emekliliğinizi kurtarmak karmaşık bir iştir. Maalesef işler tasarrufla, birikimle bitmiyor. Bireysel emeklilik sistemi, yatırım araçları vs… Bu konular aslında iyi bir araştırma sonucu aksiyon alınması gereken işlerdir. Tek başınıza tabi ki yol alabilirsiniz ama tek başınıza olmak zorunda değilsiniz.

Profesyonel Tavsiye Almama

Bu bağlamda danışmanlık hizmetinin herkes için ulaşılabilir olmasını isteyen İyi Gelir ile gönül rahatlığıyla emeklilik planı yapabilirsiniz. Zaman kaybetmeyin, hemen başlayın!

Çocuklara Yatırımı Öğretmenin 6 Yolu!

Çocuklarımıza ahlak kurallarını, örf ve adetlerimizi öğretiyoruz ama bir diğer önemli konu olan parasal konuları, tasarruf ve yatırım yapmayı öğretmiyoruz. Çoğumuz bu kavramları, üniversite yıllarında daha çok yaşayarak öğreniyor. Ekonomik olarak refah bir toplum için yapılması gerekenlerden biri de çocuklarda tasarruf ve yatırım kavramlarının oturtulması; gerekli eğitimlerin verilmesi ve bilinçli bireyler olarak yetiştirilmeleridir. Peki çocuklara yatırım eğitimi nasıl verilmeli? Çocuklarda yatırım, nasıl işlenmeli?

Sadeleştirin

Çocukların dikkatinin hemen dağılabileceğini ve finansal konuların çocuklara sıkıcı gelebileceği gerçeğini düşünürsek yatırım konusunu olabildiğince sadeleştirmelisiniz. Çocuklara faiz, hisse senedi, vergiler gibi yetişkinleri bile bazen boğan konulardan bahsetmeyin. Daha çok işin özüne inmeye çalışın. Aslında bu durumu Shakespeare çok iyi açıklamış: “sadelik, aklın özüdür.”

çocuklara yatırım eğitimini Sadeleştirin

Paranın Değerini Açıklayın

Çocuklarda yatırım eğitimine paranın öneminden bahsederek başlayabilirsiniz. Çocuklar belli yaşlara kadar normal olarak etliye sütlüye çok fazla karışmıyor. Ne isteniyorsa bir şekilde alındığı için her şeyin yani paranın anne-babalarının sevgisi gibi hiç bitmeyeceğini düşünebiliyorlar. Öncelikle paranın sınırsız olmadığını çocuklarınıza öğretmelisiniz. Bunu öğretmenin en iyi yolu da belirli miktarlarda harçlık vermektir. Örneğin; bir oyuncağı almak istediğinde “harçlığından al” tarzı cümleler kurmanız çocuğunuza para kavramını ve değerini öğretir. Aynı zamanda, paranın bir emek sonucu elde edildiğini, yani paranın kazanıldığını öğretmelisiniz. Bunun için çocuğunuza bahçe işleri verip, günün sonunda bir miktar para verebilirsiniz.

Çocuklara Paranın Değerini Açıklayın

İlginizi çekebilir: Nasıl Emekli Olurum? BES ile İlgili Tüm Soruları Cevapladık

Küçük Yaşta Tasarruf Yapmanın Önemini Öğretin

Çocuklarda tasarruf etme bilincinin oluşturulması önemli bir konudur. Çocuğunuza tasarruf yapmasını kesinlikle öğretin. Örneğin; çocuğunuz sizden bir şey istediğinde hemen almayın. Verdiğiniz harçlıklardan veya evdeki gereksiz harcamalardan (boşuna yanan lamba gibi) kısarak istediği şeyi, biriktirerek, yani tasarruf yaparak almasını öğretin. Çocuklarda tasarruf kavramı oturduktan sonra, paranın bir emek sonucu elde edildiğini, yani paranın kazanıldığını öğretmelisiniz. Bunun için çocuğunuza bahçe işleri verip, günün sonunda bir miktar para verebilirsiniz. Son olarak her şeyin bir değeri olduğunu ve kazanılan kadar harcama yapılması gerektiğini de öğretmelisiniz. Tasarruf yaparken açık hedeflerinin olması herkes gibi çocuğunuz için de daha motive edici olacaktır, unutmayın.

Çocuklara Küçük Yaşta Tasarruf Yapmanın Önemini Öğretin

İlginizi çekebilir: FIRE Hareketinden Çıkarılacak Dersler

Paranızı Yönetmesine İzin Verin

Çocuklarda tasarruf ve yatırım eğitiminin bir diğer yönü, parasını yönetmesine izin vermeniz ve özellikle market alışverişlerinde bütçeye göre alışverişin nasıl yapıldığını öğretmenizdir. Market alışverişleri yaparken aldığınız ürünleri neden, neye göre aldığınızı çocuğunuza öğretin. Finansal bütçeden dolayı neden A değil B markasını aldığınızı, neden fasulye alıp dondurma almadığınızı ya da neden bu marketteki pirinci değil de diğer marketteki pirinci aldığınızı çocuğunuza bir şekilde hissettirin.

Çocuklara Paranızı Yönetmesine İzin Verin

Monopoly Gibi Parayla Alakalı Oyunlar Oynayın (Hikayeleştirin)

Çocuklarda yatırım eğitimi konusunda kullanılabilecek bir diğer eğitim aracı, hikayeleştirmedir. Böylece finansal konuları çocuklarınıza sevdirerek öğretmiş olursunuz. Örneğin; çocuklarınızla Monopoly tarzı oyunlar oynayabilirsiniz. Monopoly, çocuklarda yatırım eğitimi için en iyi oyunlardan biridir. Oyun içerisinde; arsa alım/satım, ceza sistemi, kira ödeme, takas, bir yer almak için tasarruf yapma gibi gerçek hayattan finansal olaylar olduğu için bir nevi finansal simülasyon diyebiliriz. Ara ara çocuklarınızla Monopoly tarzında oyunlar oynayarak çocuğunuza bir yer satın alırken veya bir yeri kiralarken bir miktar para verildiğini, her yerin değerinin farklı olduğunu, bir şeyleri elde etmek için tasarruf yapmayı öğretmiş olursunuz.

Monopoly Gibi Parayla Alakalı Oyunlar Oynayın (Hikayeleştirin)

İlginizi çekebilir: FIRE (Finansal Özgürlük ve Erken Emeklilik) Nedir?

Yönetebileceği Çocuk Birikim Hesabı Oluşturun

Çocuğunuza birikim hesabı açarak, belli aralıklarla para yatırmasını ve üniversiteye gitme yaşına geldiği zaman, bu parayı rahatlıkla kullanabileceğini söyleyebilirsiniz. Böylelikle çocuğunuz, hem para yönetimini hem de birikim yapmayı öğrenmiş olur.

Çocuklara Yönetebileceği Çocuk Birikim Hesabı Oluşturun

Yatırım konusunda daha fazlası için İyi Gelir sitesini ziyaret edebilirsiniz.

FIRE Hareketinden Çıkarılacak Dersler

İş yoğunluğundan erken ayrılma planı yapan ve erken emekliliğin hayalini kuran çok fazla insan var. Ancak bu hayalin ötesinde yer alan ve emekliliği tamamen yeni bir seviyeye çekmek isteyen bir genç nesil dalgası geliyor.

Bu genç nesil 40’larında hatta 30’larında emekli olmanın mümkün olduğuna inanıyorlar. Doğru okudunuz! Ama nasıl? 40’larında hatta 30’larında emekli olmak mümkün mü?

FIRE hareketinden bir önceki yazımızda bahsetmiştik. Aşağıdaki linkten önceki yazımıza ulaşabilirsiniz. Ama gelin kısaca FIRE hareketini yeniden hatırlayalım ve ardından finansal bağımsızlık ve erken emeklilik hareketinden çıkarılacak derslere birlikte göz atalım.

FIRE Nedir?

Financial Independence Retire Early (FIRE) yani Türkçe açılımı ile Finansal Bağımsızlık ve Erken Emeklilik, 1990’lı yıllarda konuşulmaya başlayan; agresif şekilde tutumluluk ve agresif şekilde yatırımı benimseyen finansal bir harekettir. Bu finansal harekette amaç, gelirinizin %50-75 arasını saklamak-yatırıma ayırmak ve bu sayede 40’lı yaşlarınızda emekli olabilmenizdir. Evet doğru okudunuz. Gelirinizin en az yarısını ayırmanız gerekiyor!

Peki insanlar bunu nasıl yapabiliyorlar? FIRE hareketinde insanlar her zaman iki konu üzerine odaklanıyor: harcamalarını ve giderlerini son derece düşük tut ve gelirlerini arttır. Genel fikir geliriniz ne kadar yüksek ve giderleriniz de bir o kadar düşük olursa, finansal bağımsızlığınıza o kadar hızlı ulaşabilirsiniz. Ama burada karıştırmamanız gereken bir nokta var. FIRE hareketini benimseyenler için “finansal bağımsızlık” sadece sahil kenarında bir yere yerleşmek ya da sürekli golf oynamak anlamına gelmiyor. Aksine, istemeyerek tam zamanlı olarak çalışmak zorunda olmadığınız noktaya ulaşmak anlamına geliyor. İster yarı zamanlı bir işe geçebilir, isterseniz de sahilin tadını çıkarırsınız. Seçim sizin!

FIRE NEDİR

İlginizi çekebilir: FIRE (Finansal Özgürlük ve Erken Emeklilik) Nedir?

FIRE Hareketinden Çıkarılacak Dersler

Finansal bağımsızlık ve erken emeklilik hareketinin uygulanabilirliği günümüz yaşam şartlarında hala tartışma konusu. Sonuçta gelirinizin %50 hatta daha fazlasını tasarruf etmeniz ve yatırım için ayırmanız, hayat standartlarınızdan fazlasıyla taviz vermeniz anlamına geliyor. Günümüzde çoğu genç çalışan, yıllık gelirlerinin %20’sini bile tasarruf etmek için ayıramıyorlar. Çünkü gelirlerinin yüzde 50’si hatta daha fazlasını kiraya harcıyorlar. Kalan genç kısım ise ebeveynleri ile yaşayarak tasarruf oranını arttırabiliyor. Bu duruma rağmen ulaşabileceğimiz en net sonuç ise FIRE hareketinden çıkarabileceğimiz çok fazla ders olması. Para yönetimi için zemin hazırlayan bu hareket, keşfetmeye gerçekten değer.

FIRE Hareketinden Çıkarılacak Dersler

İlginizi çekebilir: Yatırım Piyasalarında Temmuz Ayında Gerçekleşen Gelişmeler

Ders 1: Gelir-Harcama Terazisi

İhtiyari harcamaların her biri için, kafanızda iş maliyeti hesaplaması yapmanızda fayda var. Yani günde 200 lira kazanıyor ve 2000 liralık bir Airpods almak istiyorsanız; kendinize bu değerli kulaklıkların, gerçekten değerli zamanınızdaki 10 işgününü ayırmanıza ve bunun için çalışmanıza değip değmeyeceğini sorun. Bu, ister Starbucks’dan içeceğiniz kahve isterse bir tabak tatlı olabilir. Burada önemli olan her satın alımın sizin için ne kadar değerli olduğunu analiz edebilme davranışını kazanabilmeniz.

Harcama alışkanlıklarınızı potansiyel finansal bağımsızlığınız kapsamında önceliklendirseniz, disiplinli davranmanız ve tasarruf etmeniz daha kolay olacaktır.

Ders 1 Gelir-Harcama Terazisi

Ders 2: Önce Tasarruf, Sonra Giderler

Bu alışkanlık normalde önce kendine yatırım yapmaya dayanan otomatik bir yatırım stratejisinden doğar. Her ay başında maaşınızın belirli bir kısmını tasarruf ya da yatırım hesabına koyabilir ve kendinizi kalan tutarda yaşamaya zorlayabilirsiniz. Akıllıca yatırımlar yaparsanız, portföyünüzün getirdiği kazancın günlük ihtiyaçlarınızdan fazlasını karşılamaya yettiği bir noktada finansal bağımsızlığınızı ilan etmiş olur ve kısmen de olsan emekliliğinizi erkene çekebilirsiniz.

Ders 2 Önce Tasarruf, Sonra Giderler

İlginizi çekebilir: Herkesin Bilmesi Gereken 6 Temel Yatırım Kuralı

Ders 3: Sosyal İhtiyaçlara Alternatif Bulma

Bu kısım 1. dersimiz ile biraz kesişiyor olsa da size alternatif bir bakış açısı sunmak istiyorum. 1. dersimizde Airpods gibi ihtiyari harcamalardan ve bunu nasıl yönetebileceğinizden bahsetmiştik. Kendimizi ihtiyari harcamalar kısmında yönetebilsek bile her insan gibi sosyalleşmeye ve moralimizi yükseltmeye ihtiyacımız olduğu dönemler doğal olarak olabilir. Bu noktada FIRE hareketini temel alarak “alışveriş terapisi” yerine yürüyüşe çıkmak gibi yeni mekanizmalar geliştirerek zihninizi zorlayın. Tahmin ettiğinizden daha az para ile yaşam tarzınızın devamlılığını sağlayabilirsiniz. Her yaştan insanın uygulayabileceği alternatif yollar bularak harcamalardan kaçınması mümkün:

  • Kitap satın almak yerine halk kütüphanelerinden ödünç alabilirsiniz.
  • İkinci el satış uygulamaları üzerinden ihtiyacınız olan şeylere yarı fiyatına sahip olabilirsiniz.
  • Düğün ya da kayak gibi tek seferlik bir etkinlik için kıyafet satın almak yerine arkadaşlarınızdan ödünç alabilirsiniz.
  • Arkadaşlarınızın doğum günleri için manevi değeri yüksek sanatsal beceriler geliştirebilirsiniz.

Yukarıdaki alternatif yollar gibi sizde zihninizi zorlayarak daha farklı yollar geliştirebilirsiniz.

Ders 3 Sosyal İhtiyaçlara Alternatif Bulma

Ders 4: FIRE Hareketini En Cazip Kılan Şey Kontrol Unsurudur

Finansal hayatınızda ne yaparsanız yapın piyasalar, faiz oranları ve enflasyon gibi kontrol edemeyeceğiniz şeyler vardır. FIRE hareketi ise kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanır. Finansal bağımsızlık ve emeklilik hareketini uygulayan kişiler ucuz bir yere tatile gitmek gibi seçimleri mecburiyet olarak görmeyip tercihe çevirmeyi bilirler. Bu sayede ileride harcama özgürlüğüne sahip olacaklarının, hayatlarını kendi kontrollerinde istedikleri gibi yönetebileceklerinin bilincindedirler.

Ders 4 FIRE Hareketini En Cazip Kılan Şey Kontrol Unsurudur

Hayatınızda bu anlamda daha çok kontrol sahibi olmanın sizi gelecekte daha mutlu edeceği tartışmasız bir gerçek. Bu yüzden FIRE hareketinin bir kısmını uygulayarak bile kontrolü ele alabilmek heyecan verici.

İlginizi çekebilir: Yatırımla İlgili Yanlış Bilinen 5 Efsane

Yatırım Piyasalarında Temmuz Ayında Gerçekleşen Gelişmeler

Korona virüsün çarpıcı etkisi tam olarak geçmemesine rağmen, piyasalar hareketlenmeye başladı. Peki bu hareketlenme ne yönde? Altın, Borsa İstanbul, Euro ve Dolar ne durumda?

Genel Olarak Piyasalar

Haziran ayının başından itibaren, Covid-19’dan dolayı alınan tedbirler büyük ölçüde kaldırıldı ve normalleşme olarak adlandırılan sürece girildi. Salgının ülkemizde en yoğun hissedildiği Nisan ayında rekor oranla gerileyen sanayi üretimi toparlanmaya başladı. İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı ve mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranlarında, bir önceki aya göre sırasıyla 4.7 ve 4.9 puanlık artışlar görüldü. Ayrıca, tüketim malları, dayanıklı tüketim malları, dayanıksız tüketim malları, ara mallar ve yatırım mallarında artış görüldü. Covid-19’a bağlı olarak  turizmden beklenen gelirin sağlanamaması bütçede beklentinin üzerinde açık verilmesine neden oldu.

Koronavirüs salgını etkisini istihdam verilerinde de gösterdi. 3 aylık periyodu içeren Mart döneminde ise işsizlik oranı %13.2 olarak açıklandı. İstihdam edilen kişi sayısı 1 milyon kişi ile rekor düzeyde düştü. İstihdam verilerinde en yüksek düşüş hizmet sektöründe yaşandı. Toplam daralmanın yaklaşık yüzde 70’i bu sektörde oluştu. Bunu, inşaat ve sanayi sektörü istihdamı izledi.

Önümüzdeki 3 aylık periyoda ilişkin ihracat talepleri ve üretim hacmindeki beklentiler ve genel gidişata yönelik beklentiler, reel kesimin güveninin artmasına yol açtı.  Genel olarak güven endeksleri toparlanmaya başladı.

Bunun yanında TÜFE, tahmin edilenin üzerinde artış gösterdi. Haziran ayında TÜFE aylık bazda %1,13 yükseldi; yıllık TÜFE enflasyonu %12,6 oldu. ÜFE’de artış aylık %0,69, yıllık %6,2 düzeyinde gerçekleşti.

TCMB, politika faiz oranında değişime gitmedi. Dolar, Euro ve altında ise artış gözlemlendi.

Genel Olarak Piyasalar

İlginizi çekebilir: Herkesin Bilmesi Gereken 6 Temel Yatırım Kuralı

Borsa

Borsa İstanbul’da 23 yıl sonra endekslerden 2 sıfır atıldı. Borsa İstanbul tarafından hesaplanan başta BIST 100, BIST 50 ve BIST 30 olmak üzere 123 adet pay endeksinin değeri bundan sonra 1000 puanlık değerler olarak ifade edilecek.

BIST 100, Temmuz ayına 1173,58’lik puanla 24.648.712.615,29 TL’lik işlem hacmiyle girdi. Ayın bazı günlerinde keskin düşüşler yaşandı. 29 Temmuz itibariyle 1135,55’ten kapanan BIST 100’ün ay başından itibaren yaklaşık yüzde 2,5 değer kaybettiği görüldü.

Haziran ayını 1545 puanla kapatan BIST Gıda İçecek endeksi ise bazı günlerde dalgalanmalar yaşasa yükselerek yaklaşık yüzde 3,7 değer kazandı. BIST Teknoloji ve BIST Bilişim endeksleri ise temmuz ayında sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 10 artış göstererek dikkat çekti. Bu verilere baktığımızda, Covid-19 pandemisinin aşağı doğru itici baskısından az da olsa kurtulmuş bir piyasa görebiliyoruz.

Borsa

İlginizi çekebilir: Yatırımla İlgili Yanlış Bilinen 5 Efsane

Para Kurları ve Emtialar

Temmuz ayına 6.85 ile başlayan dolar, 21 Temmuz’da 6.81 ile ayın en düşük değerini gördü. Temmuz ayında dolar yaklaşık yüzde 2 değer kazandı. Temmuz ayına 7.7 ile başlayan Euro, ay içerisinde hafif düşüşler yaşasa da Temmuz ayının sonunda 8 bandını geçerek 8.2 değerine kadar yükseldi. Euro’daki aylık artış yüzde 6,5 civarında gerçekleşti. İngiliz Sterlini ve Kanada Doları da bu ay artıştaydı.

Temmuz ayında en dikkat çekici gelişmeler altında yaşandı.  Emtia olarak altın, bu ay rekorlara doymadı. Temmuz ayına gramı 389 TL’den başlayan altın, ay içerisinde bir iki defa düşüş yaşasa da ay sonunda, son yılların en yüksek seviyesine ulaşarak 442 TL’yi gördü. Altındaki aylık getiri yüzde 13 civarında gerçekleşti.

Ayrıca, gümüş, platin, kalorifer yakıtı, bakır, doğal gaz, brent petrol, ham petrol, Amerikan kahve C, Amerikan buğday ve Londra şekeri gibi emtiaların işlem hacimlerinde artış gözlenirken; Amerikan mısırının işlem hacminde azalma yaşandı.

Para Kurları ve Emtialar

İlginizi çekebilir: Yatırım Fonları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Herkesin Bilmesi Gereken 6 Temel Yatırım Kuralı

Yatırım, finansal başarının anahtarıdır. Finansal hedeflerinize ulaşmak için sadece para biriktirip yatırım yapmazsanız, biriktirdiğiniz paranın değeri enflasyondan dolayı düşer ve bir ömür çalışmak zorunda kalırsınız.

Yatırım ve Tasarruf Arasındaki Fark Nedir?

Yatırım ve tasarruf arasında önemli bir fark vardır. Tasarruf, finansal varlığınızı tekrar kullanmak isteyebileceğiniz zamana kadar (birkaç gün, ay veya yıl için) güvenli bir yerde saklamak olarak tanımlanabilir. Nereye koyduğunuza bağlı olarak tasarrufunuzdan bir miktar kazanç elde edebilirsiniz. Acil durumlar ortaya çıkana dek veya tasarruf hedefine ulaştığınız zamana kadar tasarrufunuz orada kalır.

Yatırım ve Tasarruf Farkı Arasındaki Fark Nedir

Yatırım ise paranızı, sizin için işe koyma sürecidir. İyi bir yatırım planı yapıp iyi bir yatırım portföyü oluşturarak tasarruf hesabınızdan çok daha fazlasını kazanabilirsiniz. Fakat yüksek getiri, beraberinde yüksek riski de getirdiği için yatırım, tasarrufa göre daha risklidir. Bu yüzden doğru şekilde yatırım yaptığınızdan emin olmanız için birkaç yatırım kuralı vardır. Peki yatırım yapmadan önce dikkat edilmesi gereken kurallar nelerdir? Sizler için 6 yatırım tavsiyesi!!

1- Mümkün Oldukça Erken ve Bütçeniz Yettiğince Sık Yatırım Yapın

Uzun vadeli yatırımlar, kısa vadeli yatırımlara göre yatırımcılara daha çok kazandırır. En önemli yatırım kuralı uzun vadeli yatırımlarda vadenin ortalama 5 sene olduğunu göz önüne almaktır. Dolayısıyla, yatırım yapmaya ne kadar erken başlarsanız, hayal ettiğiniz finansal refaha ulaşma yaşınız o kadar azalacaktır. Bu durumun yanında, sık sık yatırım yapmaya bütçe ayırmanız da önemlidir. Ayrıca yatırım yaptığınız varlıklarınızda değer kaybı olduğu zaman panik yapmayın, acele etmeyin. Unutulmamalıdır ki, sadece rakamlardan oluşan kaybınız, varlığınızı sattığınız zaman gerçek kayba dönüşecektir.

Erken ve Sık Yatırım Yapın

İlginizi çekebilir: Yatırım Fonları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

2- Uzun Vadeli Yatırımlara Odaklanın

Yatırıma başlamak için dilden dile dolaşan basit bir formül vardır. Ucuzken al, değeri artınca sat. Örneğin; yatırımcılar, bir şirketin (özellikle günümüzde yeni kurulan teknoloji şirketleri) hisseleri düşük olduğunda alırlar ve yeterince değerinin arttığını düşündükleri zaman ellerinden çıkarırlar. Peki ya değeri daha da artarsa? Gerçekten öyle olursa kardan zarar edilmiş olacak. İşte bu ve benzeri durumlar için uzun vadeli yatırımlara odaklanmak daha yerinde bir karar olacaktır.

Uzun Vadeli Yatırım yapın

3- Doğru Risk Analizleri Yapın

Riski hiçbir zaman yok edemeyiz ama minimuma çekebiliriz. Bu yüzden bir diğer yatırım kuralı olarak, doğru risk analizi yapmalısınız. Bunun için, işe kendinizi tanımaktan başlayabilirsiniz. Neden yatırım yaptığınızı, bütçenizi, risk toleransınızı ve nasıl bir yatırımcı davranışına sahip olduğunuzu esneklik payı bırakarak sorgulayın. Örneğin; genç yaşlarda hisse senedi gibi riskli yatırım araçlarına yönlenirken, daha ileri yaşlarda yatırım portföyünüzde daha düşük getiri sağlayan ama aynı zamanda da düşük risk içeren yatırım araçlarını bulundurmak daha yerinde olacaktır.

Kendinizi riskten korumak için;

  • Açgözlü olmayın
  • Sabırlı olun
  • Nitelikli ve işini bilenlere danışın
  • Maliyetlerinizi olabildiğince azaltmaya çalışın

Doğru Risk Analizleri Yapın

4- Hemen İhtiyacınız Olabilecek Paraları Yatırım İçin Kullanmayın

Bir diğer yatırım tavsiyesi, elinizde mutlaka nakit bulundurun. Bazı yatırım araçlarından getiri elde etmek yıllar alabilir ve vadesi dolmayan varlıkların erken çekilmesi, size pahalıya patlayabilir. Banka kredisi, sağlık gideri, işsizlik gibi durumlarda nakit paraya ihtiyacınız olabilir. Ayrıca her zaman rastlanmayan kazançlı bir yatırım fırsatı da karşınıza çıkabilir. Bu yüzden yatırım yaparken mutlaka kenarda nakit bulundurun.

Hemen İhtiyacınız Olabilecek Paraları Yatırım İçin Kullanmayın likidite bulundurun

İlginizi çekebilir: Uzun Vadeli Yatırım Yapmanın Avantajları Nelerdir?

5- Kulaktan Dolma ve Bilmediğiniz-Araştırmadığınız Yatırımlar Yapmayın

Bir başka yatırım kuralı, tam olarak hakim olmadığınız yatırım araçlarına yönelmeyin. Size nasıl ve ne kadar getiri sağlayacağını, size vaat edilen getirileri geçmişte sağlayıp sağlamadığını, yönetim ücreti-vergi gibi giderlerin ve kayıpların nasıl olacağını bilmeniz gerekmektedir. Bu yüzden yatırım portföyü oluşturmadan önce, kesinlikle araştırma yapın.

Kulaktan Dolma ve Bilmediğiniz-Araştırmadığınız Yatırımlar Yapmayın

6- Portföyünüzü Çeşitlendirin

Herhangi bir yatırım aracında iyi olabilirsiniz ama sadece bir yatırım aracına bağlı kalmak sizi üzebilir. Bu nedenle bir diğer yatırım tavsiyesi, yatırım kuralı olan çeşitlendirmeyi dikkate almak ve portföyünüzde çeşitliliğe yer vermektir. Örneğin; portföyünüzde döviz, altın, hisse senedi, tahvil gibi yatırım araçlarına yer vererek kayıp riskini azaltmış olursunuz. Aldığınız hisse senetleri düşerken, bir diğer yatırım aracı olan altından bu kaybı giderebilirsiniz. Kayıp riskini azaltmanın yanında, getiri oranınızı da arttırabilirsiniz. Yatırım portföyü çeşitlendirmede zorlanıyorsanız, robo-danışman platformlarından yararlanabilirsiniz.

Portföyünüzü Çeşitlendirin

İlginizi çekebilir: Robo Danışmanların Avantajları Nelerdir?

İyi Gelir ile

Diğer bir yatırım tavsiyesi ise, yatırım kararlarınız için destek almaktır. Yatırımda fırsat eşitliğini sağlamak isteyen İyi Gelir ile;

  • Portföy çeşitlendirme
  • Yatırımcı davranışını öğrenme
  • Yatırım araçlarının ve portföylerin doğru risk analizini yapabilme

gibi imkanlardan, uzman kontrolünde Nobel ödüllü bir algoritma ile yararlanabileceksiniz. Daha fazla vakit kaybetmemek için hemen başlayın.

BİRİKİMLERİNİZE İYİ GELİR!

Birikimlerinizi en iyi şekilde yönetmek için
HEMEN BAŞLA
close-link
GELECEĞİNİZE İYİ GELİR!
Birikimlerinizi akıllı portföyler ile katlayarak geleceğinizi garanti altına alır.
HEMEN BAŞLA
close-link

Birikimlerinizi En İyi Şekilde Yönetin

İyi Gelir ile size sunduğumuz portföyleri uygulayın, yaptığınız yatırımları ve porföyünüzün durumunu istediğiniz gibi takip edin
HEMEN BAŞLA
close-link
Bana tıkla